SAYIN BAŞKAN “İYİ ŞEYLER” YAPACAK MIŞ!

 

 

Oda da hastası vardı. Gazetesini masasının üzerine bırakıp çıkıyordum ki, seslenip geri çevirdi. Odanın bir köşesine çekiştirerek kulağıma,  “O adamı yermek yerine biraz övün. Uzunköprü için iyi şeyler yapacak!” diye fısıldadı.

“Ne gibi ‘İyi şeyler’ yapacak,” diye sordum.

“Bazı bürokratları sürüdrecek!” oldu yanıtı.

“Kim onlar?”

İsim, isim saydı…

Saydığı isimler, ‘Sayın Başkan’ın Sürgün Listesi’ni oluşturan bürokratlara aitti.

“Sayın Başkan’ın Uzunköprü için yapacağı ‘İyi şeyler bu mu? Diye sordum.

“Bu adamların bulundukları yerlerden alınmaları Uzunköprü için iyi şeydir,” dedi.

 

Midem kasılmaya başlamıştı…

Müsaade isteyerek çıktım.

 

Güneşli bir gün ve hareket halinde olan insan…

İşte dünya cenneti…

Acaba salt bize mi mahsustur, cennette cehennemi yaşama mahareti?

 

“Sayın Başkan ‘İyi şeyler’ yapacak”mış!..

Ne yapacak?..

Üç dört bürokratı sürdürecek!..

Gerekçe ne?..

O kolay!..

Bizki önce kılıfı hazırlar, sonra minareyi yürütürüz.

Değil mi ya?..                                                                                     (Nazmi Metin-08 Nisan 1992-Ses Gazetesi)

(Bu Köşe yazısı, “Bu Ses’e kulak verin” başlığıyla yayımlanacak kitabımdan alınmıştır.)