Kirli beyin

 

Yaşanan zamanın en kayda değer sorunu, çevre kirliliği ise, ondan daha bir kayda değer sorunu beyin kirliliğidir.

İnsana ve hayata dair her şeyi, “köküne kibrit suyu!” yaklaşımıyla yok eden, aslında bin yılın siyasal yalanlarıyla kirlenmiş ve hala kirlenmekte olan insan beynidir.

Milyarlarca insanı besleyecek, milyarlarca canlı türünün belirli yaşam sürelerini geçirmelerine olanak sağlayacak büyüklükte ve zenginlikteki dünyanın günümüzde, milyonlarca insan için açlık, milyonlarca canlı türü için yok oluş anlamına gelmesini sağlayan o kirlenmiş beyindir…

            İnsanca yaşama beyin ve yürek birlikteliğiyle oluşan emeğin, coşkulu dayanışma süreçlerinde hayat mayası taşımasına, çağlardır açgözlülüğün bencillik setleri çeken o kirlenmiş beyindir…

            O beyindir ki, coşkulu renklerden ibaret bir hayatın ortasında yaşarken bile, hayatın sadece ve sadece siyah ve beyaz renkten ibaret olduğunu savunur…

            O beyindir ki, sonsuzluğun ortasında binlerce yıldır devinip duran ve hayat soluyan her can için bilgisi, sevgisi ve emeği ölçüsünde hayat olan, aş olan, umut olan, sevda olan bu gezegeni cehenneme çevirmeye çalışır.

           

            İnsana düşman…

Hayata düşman…

İnsanın doğayla binlerce yıldır yaptığı emek dansına düşman…

 

O beyin…

O kirlenmiş beyin hala kazanacak mı? (Nazmi Metin-24 Eylül 2007-Ses Gazetesi)