OKAN GAYTANCIOĞLU: ”ÖZELLEŞTİRİLEN DEVLET KURUMLARINDA YAŞANANLAR ŞİMDİ ŞEKER FABRİKALARINI BEKLİYOR”

 

CHP Edirne Milletvekili ve Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Okan Gaytancıoğlu, devlet kurumlarının özelleştirilmesiyle gündeme gelme sıkıntıların, Şeker Fabrikalarında da benzer durumlara neden olacağını belirterek açıklama yaptı.

Gaytancıoğlu’nun konu ile ilgili açıklaması şöyle;

“Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ile kamuoyu, Cumhuriyet Halk Partisinin bu fabrikaların özelleştirilmemesi için yaptığı eylemlerle ve Nişasta Bazlı Şeker’i Türkiye’nin gündemine taşıması ile bilgi sahibi olmuştur. Nişasta Bazlı Şekere karşı CHP’nin yapmış olduğu muhalefet sonucunu göstermiştir. Hükümet NBŞ kotasını % 10’dan % 5’e (% 15’den % 7.5’e çekmiştir.) Bilindiği gibi NBŞ kotası % 10’du, Bakanlar Kuruluna NBŞ kotasını % 50’ye kadar arttırma olanağı verildiği için AKP bu kotayı % 15 olarak kullanmaktaydı. Şimdi bu kota düşürülmüştür. Karar sevindiricidir, ancak AKP güven veren bir parti olmadığı sadece ilk raund kazanılmıştır. Nihai hedef şeker fabrikalarının özelleştirilmemesidir.

AKP Hükümetinin yönlendirmesiyle Özelleştirme İdaresi, 20 Şubat 2018’de 14 şeker fabrikasının özelleştirilmesine yönelik bir karar aldı. Başbakan tarafından özelleştirmeye gerekçe olarak fabrikaların zarar ettiği ve özel sektörün elinde işletilirse bu zararın olmayacağı şeklinde açıklandı.

Şeker fabrikalarının zarar etmediği, aksine zarar ettirildiği, hatta Ağrı, Alpullu, Susurluk ve Çarşamba şeker fabrikalarının 4 yıl çalıştırılmadığı için bu zararın tüm şeker fabrikalarının zararı gibi gösterildiği anlaşılmaktadır. Kaldı ki 25 şeker fabrikası bir arada incelenirse bazılarının zarar ettiği, diğerlerinin elde ettiği karlarla, toplamda şeker fabrikalarının zarar etmediği anlaşılmaktadır. AKP iktidarı “Şeker fabrikaları zarar ediyor, özelleşince üretim artacak, karlılık artacak, istihdam artacak”. BU TAMAMEN YALANDIR. Ayrıca CARGILL gibi bir küresel sermayenin AKP ile pazarlıklar yaptığı çok iyi bilinmektedir.

Devletin elindeki bazı şeker fabrikalarının sosyal amaçlı kurulduğu, yani zarar edebileceği, bazılarının da karlı olabileceği, iyi bir işletmecilikle zarar etmeden düşük karlılık ile “kamu hizmetinin” öncelikli olarak yapılması gerektiği anlaşılır. Nitekim Devlete ait 25 şeker fabrikasının kuruluş yerleri dikkate alınırsa bulundukları il ve ilçelere ciddi sosyal ve ekonomik katkılar yaptığı anlaşılır.

Şeker fabrikalarının bulundukları bölgelere başta istihdam olmak üzere önemli bir katma değer yarattığı anlaşılmaktadır. Örneğin Muş şeker fabrikasının yılda 10 bin kamyona yük verdiği ve bununda Muş’taki taşımacılık sektörüne kaynak sağlayarak bölgedeki ticarete ciddi bir kaynak sağladığı çok açıktır.

Türkiye’de bölgeler arası gelişmişlik farklılıklarının olduğu ve bunun AKP hükümetlerince daha da belirginleştiği bilinmektedir. Son 10 yılda tarım kesiminden 3 milyon kişinin büyük şehirlere göç ettiği TÜİK verilerine yansımıştır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaşanan göç, diğer bölgelere göre daha fazladır. Bir fikir vermesi açısından özelleştirilecek şeker fabrikalarından olan Erzurum, Muş ve Erzincan illerimizde özelleştirme ile nelerin yaşandığını incelemekte fayda bulunmaktadır.

ERZURUM : Erzurum’da Devlete ait Alet ve Makine fabrikası özelleştirilmiş, satın alanlar burasını büyüteceğiz demişler ama şimdi kapalı. Yine Erzurum’da Süt Endüstrisi Kurumu özelleştirilmiş, şimdi kapalı. Yine Erzurum’da Et Balık Kurumunun kombinası açık ancak ithal hayvanları parçalama ve paketleme dışında birşey yapmıyor. Bölgede hayvancılık bitmiş, ciddi bir göç var, insanlar yoksul ama AKP birinci parti. Şu an Erzurum’da tek fabrika Şeker Fabrikası. Şimdi 1956’da kurulan Erzurum Şeker Fabrikası özelleştiriliyor. Şu an Erzurum ekonomisine katkı sunan Şeker Fabrikası özelleştirilirse Erzurum ekonomisi zarar görür. Erzurum’un 2002 nüfusu 798 bin, 2017 nüfusu 760 bin.

MUŞ : Muş’ta daha önceden Devletin yem fabrikası vardı, özelleştirildi, şimdi kapalı. Muş’ta daha önce Devlet Üretme Çiftliği vardı, özelleştirildi, şimdi faaliyet göstermiyor. Muş’ta daha önceden 400 kişinin çalıştığı TEKEL’in tütün alım ve işleme merkezi vardı, özelleştirildi, şimdi kapalı. Bir tek şeker fabrikası kaldı. O da özelleştirilmek isteniyor. Muş’un 2002 nüfüsu 404 bin, 2017 nüfusu’da 404 bin. Gençler Muş’u terketmiş, nüfus artmıyor.

 

ERZİNCAN : Sümerbank iplik fabrikası özelleştirilmiş, 300 olan işçi sayısını 1000’e çıkaracağız demişler şimdi fabrika çalışmıyor, depo olarak kullanılıyor. Et Balık Kurumunun kombinası satılmış satın alanlar büyüteceğiz demişler şimdi 4 tane bekçi fabrikayı bekliyor. Şimdi aynı kaderi 1956’da kurulan Erzincan Şeker Fabrikası bekliyor. Kaldı ki Erzincan Şeker Fabrikası aynı zamanda MAKİNE fabrikası yani tank yapabilecek donanıma sahip. Şu an Erzincan ekonomisini ayakta tutan Şeker Fabrikası özelleştirilirse Erzincan ekonomisi zarar görür.

Özelleştirme dışında bulunan ancak 14 şeker fabrikasının özelleştirilmesi ile sıranın kendilerine geleceği bazı şeker fabrikalarını da inceleyebiliriz.

ELAZIĞ : Devlete ait Etibank Bakır işletmesi varmış özelleştirilmiş şimdi bu işletme kapalı. Elazığ’da daha önce Devlete ait Sümerbank iplik fabrikası varmış özelleştirilmiş şimdi kapalı. Yine Tekele ait tütün işleme tesisi varmış, özelleştirilmiş şimdi kapalı. Yine Devlete ait Azot Sanayi varmış özelleştirilmiş şimdi kapalı.Elazığ’ da sadece Şeker Fabrikası çalışıyor.

VAN ERCİŞ : Van gölü manzaralı, gölün kıyısında ormana yakın 500 dekarlık bir arazisi var. Büyümeyi betonlaştırmak olarak anlayan, ucuz bulduğu her araziye AVM ve rezidans yapmayı amaç edinen AKP iktidarı burayı şeker fabrikası olarak çalıştırmayı düşünür mü? Yoksa yandaşlara peşkeş çekerek fabrikalar zarar ediyor mantığı ile bir tarafı orman bir tarafı göl manzaralı olan bu araziyi betonlaştırır mı? Van’da daha önce çalışan Çimento Fabrikası özelleştirilmiş, şimdi kapalı. Süt fabrikası özelleştirilmiş şimdi kapalı. Bitlis, Muş, Bingöl ve Elazığ’a da katkı sağlayan Et Balık Kurumunun Et kombinası özelleştirilmiş şimdi kapalı.

AĞRI : Ağrı’da bacası tüten tek fabrika o. Ağrı’da ciddi bir işsizlik var. AĞRI ’da Devletin süt fabrikası vardı, sattılar şimdi kapalı hatta arsası bile boş. Et Balık Kurumunun et kombinası vardı şimdi ithal eti parçalama dışında bir şey yapmıyor. Ağrı’da Çimento Fabrikası vardı sattılar şimdi kapalı. Ağrı’da şu an sadece şeker fabrikası var.

KARS : Kars ’ta Devletin süt fabrikası vardı, sattılar şimdi kapalı, ayakkabı fabrikası vardı şimdi kapalı, Et Balık Kurumunun et kombinası vardı şimdi kapalı. Kars Çimento Fabrikası vardı şimdi çok düşük kapasitelerle çalışıyor. Kars’ta şu an sadece şeker fabrikası var.

 

İşçiler, çiftçiler, esnaflar, halk, yani kısaca kimse Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesi istemiyor. Pekiyi bu özelleştirmeyi kim istiyor? Cevap çok basit, birkaç avuç dolar için Türkiye Cumhuriyetinin kazanımlarını hiçe sayanlar bu fabrikaları satmak istiyor. 15 yıllık iktidarları boyunca hiçbir fabrika yapmamış, herşeyi satmış bir hükümet bu fabrikaların kıymetini bilemez. Cumhuriyetin en önemli kazanımlarından biri olan Şeker Fabrikaları sadece devrimlerin ve aydınlanmanın bir simgesi değil, aynı zamanda verimliliğin ve üreterek katma değer yaratan bir tarıma dayalı sanayi ile kalkınmanın da çok güzel bir örneğidir. Bu nedenle Şeker Fabrikalarının özelleştirilip, haraç-mezat satılmasına karşı çıkmamız ve direnme hakkımızı kullanmamız gerekmektedir.”