Ressamlar: Dünyanın En Renkli İnsanları 

 

Her fırça vuruşunun arkasında bir duygu, her duygunun arkasında bir düşünce, her düşüncenin arkasında da kocaman hikâyesiyle bir ressam durur. Bazılarının eserlerini defalarca gördük, sergilerini gezme fırsatı yakaladık, kiminin hayranıyız, kimisi de “bize göre değil.” Acayiplikleriyle, yetenekleri ve sıra dışı yönleriyle ilham olan ünlü ressamların renkli dünyasına hoş gelelim:

Hayvansever da Vinci

Hayvansever da Vinci

Leonardo da Vinci sıkı bir hayvansever ve vejetaryendi. Hatta hayvan hakları aktivisti desek hiç de haksız sayılmayız. Öyle ki, kafeslenmiş kuşları satın alır ve onları serbest bırakırmış.

Önce Duydu, Sonra Çizdi: Çığlık ve Munch

ressam

 

Edvard Munch’un ünlü Çığlık tablosunu hepimiz biliriz. Ortaya çıkışı ise oldukça ilginçtir. Munch, bir akşam sokakta yürürken kendini rahatsız hisseder ve fiyortun üstünde durur. Bulutlar kırmızıya çalmakta ve güneş yavaş yavaş batmak üzeredir. İşte tam da o anda tabiattan yükselen bir çığlık sesi duyar. Doğadan yükselen bu çığlığın görsel ifadesi olarak da Çığlık tablosu ortaya çıkar.

Sürreal Yaşam Dali’de

sürreal

 

Dali’nin yalnız resimleri değil, kendisi de sürreal bir insan. Ölmüş ağabeyinin reenkarnasyonu olduğuna inanmasının yanında, her eserinde kendi portresine ya da siluetine yer verecek kadar da takıntılıydı. Ama en gerçeküstü hikâyesi şu: Arkadaşlarıyla dışarıda yemeğe gittiği zaman hesabı mutlaka kendisi ödemek istermiş. “Ödeme nasıl olacak?” diyen iyi niyetli garsona “Çek olsun:)” cevabını verip üzerine küçük de bir figür karalayarak çek kesermiş. Hikâye bu kadar. Evet, ilk başta garip gelmiyor. O zaman şöyle soralım: Üzerinde Salvador Dali’nin çizimi ve imzası olan bir çeki bozdurmaya gider miydiniz?

Picasso: “Piz! Piz!”

Picasso: “Piz! Piz!”

 

Dünya sanat tarihine yön verecek olan bir ressam dünyaya gelir de, sizce ilk kelimesi ne olur? “Anne” mi, “baba” mı, yoksa “mama” mı? Yok, bunların hiçbiri değil. İlk kelimesi İspanyolca “kalem” olan Picasso’nun dünyaya bağışlayacaklarına dair verdiği ilk ipucu bu olsa gerek.

Yaşamı Sanat Eserine Dönüştüren Monet

sanat eseri

 

Su zambakları ve Japon köprüsü serisiyle zihinlere kazınan Monet, bu tutkusunu gerçek hayata da taşımıştı. Empresyonist ressamın en büyük eserlerinden biri de belki bahçenin kendisiydi. Çünkü tabloda resmettiği bahçenin birebir aynısını kendi bahçesinde de uygulamaya çalışıyordu ve bunun için özel bir bahçıvan görevlendirmişti.

Michelangelo’yu Bul

Michelangelo’yu Bul

Michelangelo çok az eserinde kendi imzasına yer vermiştir. Hatta çizimleri arasında kendi portresine bile rastlamak güç. Fakat her resim ve heykelinde yüzünün stilize bir biçimi mutlaka bulunur. Kendi özgün imza tarzı bu şekilde olsa da, bir eserin Michelangelo’nun olup olmadığını anlamak için tam bir uzman olmak gerekiyor. (İyi Hisset.com)

Reklamlar