Nasıl Sanatçı olunur?

“Nasıl sanatçı olunur?” sorunsalı, çağdaş sanatın popüler örneklerini yaratan/izleyen her bireyin aklının bir köşesinde bir övgü ya da bir eleştiri olarak mutlaka gelişmektedir. Sanatçının üretim aşamasında eserini şekillendiren düşünce, kaygı ve amaçlar ve sürecin sonunda toplum içinde vardığı nokta, bu soruya kimi zaman yanıt aramakta, kimi zaman var oluşuyla cevaplamaktadır. Sanatçı olunup olunmadığına, aslında bireyler değil, eserin kendisi karar verir. Kitleler tarafından yüceltilmesi, popüler medyada önemli bir yer kazanması, sansasyon gibi genel geçer bir kavramdan beslenmesi bir üreticiyi sanatçı yapmadığı gibi; üretimin doğasına onarılamaz şekilde hasar vermekte, izleyiciyi ruhsallıktan ve anlamdan büyük bir hızla uzaklaştırmaktadır. Bu sebeple büyük sanat tarihçisi Gombrich’in “Aslında sanat tarihinin başından beri sanat diye bir şey yoktur, sadece sanatçılar vardır.” sözü, son derece yol göstericidir ve algıyı olması gerektiği biçimde şekillendiren bir kılavuz niteliği taşımaktadır. Her sanatçı, sanatın ne olması gerektiğinde dair edilmiş bir sözdür. Geriye kalan tüketim amaçlı üretimler ise, sanatın ne olmaması gerektiğine dair edilmiş bir söz kabul edilip, zihnin katmanlarının ve muhakeme yeteneğinin aşınmasına izin verilmemesi için yok sayılması daha yararlı olabilecek popüler kültür ürünleridir. Sözgelimi, günümüz sanat piyasasında resim yapan ressamlar ile, resim yapmayan ressamlar arasındaki çizgiyi ayırt edebilmek, kişinin ideal sanatçı kavramını şekillendirmesinde oldukça faydalı bir egzersiz niteliği taşır.

Sanatçı olmanın yolu, üretim odağına ancak ve sadece üretmeyi koymaktan geçer. Bunu başarmış her sanatçı, sergiyi gezen birey için öğreti niteliği taşıyan bir yolu, eseriyle ortaya koyar. Bu raddede sanatseverin algısını bulandırmamak ve sanatın gerçekliğine olan güvenini sarsmamak, sanatçının en önemli sorumluluklarından biridir. İdeal yani olması gerektiği gibi bir sanat eseri, izleyicinin zihninde yeni kapılar aralayacak, var olan kavramları sarsacak, şekillendirecek ya da onları görsel bir biçimde tanımlayacaktır. Sanatın güzelliğini ve gerekliliğini deneyimlemek, ancak bu iletişimin gerçekleşmesi ile mümkün olabilir. “İdeal Bir Sanatçı Olmanın 21 Yolu” isimli karma sergi, bu yolları eserleri ile açıklayan 21 sanatçının katılımıyla, Akademililer Sanat Merkezi’nde 20 Ekim – 25 Kasım tarihleri arasında tüm sanatseverleri beklemektedir.

Eylül Köksümer, Ağustos 2017