HATIRLAYALIM…! AKP İKTİDARINA KISA BİR BAKIŞ(1)

 

3 Kasım 2002 seçimlerinde beklenen olmuş, AKP tek başına iktidara gelmişti. Söz ve söylemleri belliydi, dış bağlantıları, dışarıya verdiği güvenceler belliydi. AB ve ABD ne derse yapılacaktı kayıtsız şartsız. Kolları sıvadılar, öyle de yaptılar. AB’ye girmeliydik ne olursa olsun.

Dünyada düşecek yer arayan “sıcak paraya” da yol verilmeliydi mutlaka, kurtuluş ondaydı. Türk lirası mevduatın faiz oranını, döviz kurunu aşacak oranda artırarak verdiler bu yolu. Geldi sıcak para, TL’ye çevrildi, yüksek faizden yararlandı, sonra borsaya girdi, oradaki yükselişten yararlandı, 1 milyon dolar getiren, bir yıl sonra 1 milyon 600 bin lira alarak çekip gitti. Dışarıya transfer edilen bu “tatlı kârı” millet olarak hepimiz ödedik.

Ödedik ya, bu işin etkisi bu kadarcık değil. TL’ye verilen bu yüksek faiz, gizli çıpa olarak döviz kurunu aşağı bastırdı. Kuru aşağıda tutarak enflasyonu da aşağıda tutmaktı amaçları. Bunu başardılar ama ithalat patladı, patladı çünkü, dışarıdan almak içeriden almaktan daha cazip hale geldi. Bu caziplik Anadolu’da onlarca fabrikanın canına okudu. Çin malları sardı ortalığı. Dış ticaret açığı ve cari açık, Cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırdı. 2002 yılına dek tüm cumhuriyet tarihi boyunca 44 milyar dolar cari açık veren ülke, 2002-2012 döneminde 364 milyar dolar cari açık vermiş oldu.
Dış ticaret açığı ve cari açık, Cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırdı. 2002 yılına dek tüm cumhuriyet tarihi boyunca 44 milyar dolar cari açık veren ülke, 2002-2012 döneminde 364 milyar dolar cari açık vermiş oldu.

Nevruz ERKEN