Gezi 6 yaşında: Neden ve nasıl başladı?

 

Taksim Gezi Parkı’nda başlayıp, tüm Türkiye’ye yayılan eylemlerin bugün altıncı yılı. Altıncı yılında Gezi eylemleri bir “darbe” iddiasının konusu haline getirilmeye çalışılıyor.

ARTI GERÇEK-Dünyanın en barışçıl ve kalabalık eylemlerinden biri olan Gezi Parkı eylemlerinin bugün altıncı yılı. Artı Gerçek, altı yıl önce tüm Türkiye’ye yayılan eylemleri ve açıklamaları kronolojik olarak derledi.

İşte gün gün önce Taksim Gezi Parkı’nda başlayıp daha sonra tüm Türkiye’ye yayılan eylem ve açıklamaların kronolojisi…

27 Mayıs Pazartesi

Gezi Parkı’nın Divan Otel’e bakan duvarının bir bölümü yıkılırken, beş tane ağaç da yerinden söküldü. Taksim Gezi Parkı Derneği üyeleri, dozerleri fark etmelerinin üzerine sosyal medya üzerinden eylem çağrısı yaptı ve yıkım çalışmalarını durdurmaya çalıştı. Taksim Dayanışması üyeleri de desteğe gelerek çalışmayı engelledi ve çadır kurarak nöbet başlattı.

28 Mayıs Salı

Yıkım sabah saatlerinde tekrar başladı. Parkta sabah erken saatlerde polis, çalışmaya engel olmak isteyen yurttaşlara biber gazıyla saldırdı, eylemler akşama kadar sürdü. Bu eylemler sırasında BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreya Önder parka gelerek kepçenin önüne geçti ve çalışmaları durdurdu. Çağrı üzerine yüzlerce kişi parka gelerek çadır kurdu.

29 Mayıs Çarşamba

Eylemcilerin müdahalesiyle durdurulan çalışmalara devam edileceği beklentisi üzerine parkta kalınmaya devam edildi. Dönemin Başbakanı Erdoğan “Gezi Parkı şöyle olmuş, böyle olmuş, gösteri yapacaklar şudur budur vesaire. Ne yaparsanız yapın. Biz kararı verdik” dedi.

30 Mayıs Perşembe

Polis bu kez daha sert bir saldırıda bulunarak, parkta bulunan çadırları kaldırdı. Eylemciler, biber gazı ve TOMA ile saldırılarak parktan uzaklaştırıldı. Ancak bu kısa sürdü, eyleme katılan yurttaşların artmasıyla birlikte parka bir kez daha girildi.

31 Mayıs Cuma

Gezi Parkı eylemlerinin dönüm noktalarından biri olan 31 Mayıs sabahı, polis içlerinde milletvekillerinin de olduğu yurttaşlara şiddeti artan bir oranda biber gazı, gaz fişeği ve TOMA ile saldırırken, eylemcilerin kaldığı çadırları ateşe vermesi büyük tepki yarattı. Gündüz başlayan çatışma akşama kadar sürerken, İstanbul 6. İdare Mahkemesi, Topçu Kışlası’na onay veren Koruma Kurulu kararını durdurdu. İstiklal Caddesi boyunca yan yana gelen yurttaşlar, polis saldırısına rağmen sabaha kadar caddeden ayrılmadı.

1 Haziran Cumartesi

Gezi Parkı’nda başlayan eylemler artık yavaş yavaş Anadolu yakasına da yayılmıştı. Boğaziçi Köprüsü’nden geçmek isteyen binlerce yurttaşa polis biber gazı ve tazyikli suyla saldırsa da bunun bir faydası olmadı. O gün Kadıköy’de mitingi bulunan CHP, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Taksim’i işaret etmesiyle yürüyüşe geçti.

CHP’nin Taksim’e doğru yürüyüşüyle birlikte Taksim Meydanı ve Gezi Parkı etrafındaki polisler, araçlarını bırakarak geri çekildi. Yurttaşlar bunun üzerine parkı kapatan bariyerleri yıkarak içeriye girdi. Taksim Meydanı’nda büyük bir coşku yaşandı.

2 Haziran Pazar

Eylemler sırasında 700 kişinin yaralandığı yönündeki İçişleri Bakanlığı verisine karşın Türk Tabipleri Birliği bu sayının binin üzerinde olduğunu açıkladı. Ümraniye’de Gezi Parkı eylemlerine destek veren kalabalıkla birlikte otoyola çıkmak isteyen Mehmet Ayvalıtaş, bir aracın hızla kalabalığa dalması sonucu hayatını kaybetti.

Dönemin Başbakanı Erdoğan, Afrika turuna çıkmadan önce düzenlediği basın toplantısında, “Bizim de evlerinde zorla tuttuğumuz bu ülkenin en az yüzde 50’si var” sözleriyle eyleme katılan yurttaşları kendi kitlesiyle karşı karşıya getiren açıklamalar yaptı.

4 Haziran Salı

Gezi Parkı eylemleri İstanbul dışına da çıkmış, tüm Türkiye’ye yayılmaya başlamıştı. Sendikalar da yaptıkları eylemlerle bu direnişe destek verirken, Hatay’ın Armutlu Mahallesi’nde devam eden eylemler sırasında polisin attığı gaz fişeğinin isabet etmesi sonucu Abdullah Cömert hayatını kaybetti.

5 Haziran Çarşamba

Başbakan Erdoğan yurtdışındayken, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Taksim Dayanışması’ndan bir heyetle görüştü. Heyet adına görüşmenin ardından bir açıklama yapan Eyüp Muhçu, Gezi Parkı için referandum önerisini kabul etmediklerini, demokratik toplumlarda halkın sağduyusunun dikkate alındığını kaydetti.

Toplumun bütün kesimleri gibi kendilerini “Antikapitalist Müslümanlar” olarak adlandıran grup da parka gelerek kandil simidi dağıttı.

7 Haziran Perşembe

Medya, Gezi Parkı eylemleri sırasında üç maymunu oynarken, Başbakan Erdoğan’ın Afrika turu dönüşü sırasında yaptığı açıklama “Demokratik taleplere canımız feda” cümlesini Habertürk, Türkiye, Sabah, Zaman, Yeni Şafak ve Star gazeteleri taşra baskılarında manşetten; Bugün ise sürmanşetten verdi.

Gezi Parkı’ndaki eylemlere destek vermek için bir araya gelen futbol takımlarının taraftarları, coşkulu bir kalabalıkla Taksim Meydanı’na çıktı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş düzenlediği basın toplantısında, Gezi Parkı’nın yerine alışveriş merkezi, otel ve rezidans yapılmayacağını belirtti.

Eylemleri durdurmanın bir yolunu arayan iktidar partisi AKP, Gezi Direnişi’ni “faiz lobisi”ne bağlamaya çalışırken, eylemcilerin George Soros ve Türkiye’deki işbirlikçileri” olduğunu ve bir “sivil darbe” ile karşı karşıya olduklarını iddia etti.

Tüm Türkiye’ye yayılan eylemlere karşılık olarak 15 ve 16 Haziran’da eylem yapacağını duyuran Erdoğan, bu şekilde toplumu ikiye bölmeye ve yurt genelinde devam eden direnişi zayıflatmaya dönük hamleler yapmaya başladı.

Bunlardan bir tanesi Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu’nun gelini Zehra Develioğlu’na dönük eylemcilerin saldırdığı ‘Kabataş’ iddiasıydı, ikincisi de polisin sert saldırısı sırasında Dolmabahçe’deki Bezm-i Alem Camisi’ne sığınan eylemcilerin “içeri ayakkabılarla girdiği ve içeride içki içtikleri” iddiasıydı. Bu iki iddia yandaş basın eliyle de şişirilerek Gezi Parkı’ndaki eylemciler ve onlara destek veren yurttaşlar hedef haline getirildi.

9 Haziran Pazar

Taksim Dayanışması’nın çağrısıyla Taksim Meydanı’nda yapılan mitinge yün binlerce kişi katıldı.

10 Haziran Pazartesi

Kitle sayısında bir azalma yaşanmaması, her gün daha fazla insanın Gezi Parkı’na akın etmesi yandaş basını telaşa düşürdü, onlardan biri olan Yeni Şafak gazetesi, “Bu Ne Tesadüf” manşetiyle oyuncu Mehmet Ali Alabora’nın yönetmenliğini yaptığı ve başrolünde oynadığı Mi Minör adlı oyunun “eylemlerin provası” olduğunu öne sürdü.

11 Haziran Salı

Sabah saatlerinde Taksim Meydanı’na giren polis, meydandaki bayrak ve flamaları sökerken, polisle meydanda bulunan eylemcilere biber gazı ve tazyikli suyla saldırdı.

12 Haziran Çarşamba

Eylemler devam ederken, görüşmeler de sürüyordu. Daha önce Arınç ile görüşen Taksim Dayanışması heyeti bu kez Başbakan Erdoğan ile görüştü. Erdoğan, Gezi Parkı’nın boşaltılmasını isterken, Gezi heyeti ise bu alanın park olarak kalmasının yanı sıra polis şiddetinin durdurulması yönündeki talepleri dile getirdi.

13 Haziran Perşembe 

Ankara’da düzenlenen eylemlerde polisin açtığı ateş sonucu başından ağır yaralanan Ethem Sarısülük hayatını kaybetti.

14 Haziran Cuma

Başbakan Erdoğan, üst üste açıklamalar yapıyordu. Son yaptığı açıklama da  “Artık Gezi Parkı’ndan çekilin, evlerinize gidin. Temenni ederim ki; bugün bu iş artık biter” oldu.

15 Haziran Cumartesi

Taksim Dayanışması yaptığı toplantıdan sonra Gezi Parkı’ndan ayrılmama kararı aldı. Erdoğan ise parka saldırı emri verdi. Akşam saatlerinde parkın içine çok sert polis saldırısı başladı, bu saldırı gece saatlerine kadar sürdü.  Saat 23.00 civarından itibaren Taksim’in yanı sıra İstanbul’un Kartal, Ortaköy, Kadıköy, Etiler, Gazi Mahallesi gibi bölgelerinde de protesto gösterileri tekrar başladı.

16 Haziran Pazar 

Gezi Parkı’nda gerçekleşen polis saldırısından sonra İstanbul’un çeşitli noktalarında sabaha kadar çatışma haberleri geldi. O noktalarından biri olan Okmeydanı’nda evinden ekmek almak için çıkan 14 yaşındaki Berkin Elvan, polisin attığı gaz fişeğinin kafasına isabet etmesi sonucu yaralandı ve 269 gün hayat mücadelesi verdikten sonra hayatını kaybetti.

8 Temmuz Pazartesi

Polis saldırısından sonra yeniden kapatılan Gezi Parkı, İBB’nin peyzaj çalışmalarından sonra dönemin İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu tarafından tekrar açıldı. Parkın açıldığını haber alan Taksim Dayanışması parka çağrı yaptı. Aralarında Taksim Dayanışması sekreteryasından Mücella Yapıcı’nın da olduğu onlarca kişi parka giriş yapmak isterken polis tarafından gözaltına alındı.

İLK GEZİ DAVASI’NDA BERAAT VERİLMİŞTİ

Taksim Dayanışması üyelerinin de olduğu 26 kişi hakkında daha sonra dava açıldı. Dayanışma üyeleri bu davadan beraat etti.

Eylemler devam ederken Abdullah Cömert, Berkin Elvan, Ethem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz, Hasan Ferit Gedik, Mehmet Ayvalıtaş, Medeni Yıldırım, Ahmet Atakan hayatlarını kaybetti. Ahmet Atakan’ın ölümüyle ilgili soruşturmada bir ilerleme kaydedilmezken, Ethem Sarısülük ve Abdullah Cömert’in katili sanık polisler ufak cezalarla kurtuldu.

Berkin Elvan davası, ölümünün üzerinden uzun bir süre sonra açıldı ve Berkin’i vuran sanık polis F.D dışında davada yargılanan başka sanık bulunmuyor. Medeni Yıldırım davası halen devam ederken, bu dosyada da tutuklu hiçbir kimse bulunmuyor. Ali İsmail Korkmaz’ı tekmeleyerek öldüren sanık polis Mevlüt Saldoğan’ın ise bu yıl açılan Gezi Davası’nda şikayetçi olduğu ortaya çıktı. Hasan Ferit Gedik’i vuran çete üyelerinin yargılaması ise basına kapalı devam ederken, Gedik ailesinin avukatları hukuksuz bir şekilde tutuklanarak cezaevine gönderildi.

6 YIL SONRA BUGÜN…

Gezi Direnişi’nin üzerinden altı yıl geçtikten sonra Fethullahçı firari Muammer Akkaş’ın başlattığı ancak rafa kaldırılan soruşturma yeniden açıldı ve başta Taksim Dayanışması sekreteryasından Mücella Yapıcı, Can Atalay ve Tayfun Kahraman olmak üzere toplam 16 kişi hakkında darbe iddiasıyla ve müebbet cezası istemiyle dava açıldı. Davanın ilk duruşması 24-25 Haziran’da Silivri’de görülecek. (Artı Gerçek)

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: