YAZMADAN ÖNCE OKUMAK…

 

Dikkat ediyorum da, toplumumuzda okumaktan çok yazma merakı bulunuyor. Eline bir kalem alan hemen her konuda çata pat aklına geleni karalıyor ve paylaşıyor. İnsanlarımızın bu duruma gelmesine sosyal medyanın imkan sağlamış olmasını da kabul etmek gerek…

İyi de, aynı sosyal medyayı kullanarak yazmak kadar okumak konusunda durum vaziyetimiz nedir? İşte orda işler karışıyor. Çünkü bizim maalesef okumakla pek aramız iyi değil. O nedenledir ki, belki dünyada tek örnek gösterilecek “bilgi sahibi olmadan fikir üreten” bir toplumuz…

Bu eksiğimiz maalesef, toplumu doğru bilgilendirmekle yükümlü olan yazılı ve görsel basınımız için de geçerli. Ve, bu konuda “Yerel Gazeteci” “Genel Gazeteci” ayrımı yapmadan tüm gazetecilerimiz (meslekdaşlar) nasibini(!) almış durumda. Uzaklara bakmadan, “yazmak” değil de, “okumak” üzerine değerlendirme yaparak, Süleymanpaşa’da son günlerde yaşanmış, dolayısıyla da basınımıza yansımış bir kaç olay üzerinden örnek vermek gerekirse:

-Gündeme sürekli ağır eleştirilerle gelen TESKİ geliştirdiği bir uygulamayla, binlerce mağdur vatandaşı ilgilendiren ve su fiyatını yarı yarıya düşüren “Şantiye İskan Aboneliği” diye bir uygulama başlatıyor ama bunu (Yeni İnan hariç) yerel basınımız ve yerel gazetecilerimiz görüp (okuyup) vatandaşını bilgilendirmiyor…

-Yine aynı kurum dağıtım şebekesinde yaptığı iyileştirmeyle 15 milyon metreküp suyun sistemden kaçmasını önlüyor ve o miktarda kazanım elde ediyor, ama ne bu kazanımdan, ne de bunun ne anlama geldiğinden yerel basanımızda maalesef gene ne bir “okuma” ne de “yazma” var…

Hele hele, Süleymanpaşa ilçesinin su ihtiyacını Çorlu’nun Sarılar köyü mevkiinden taşıyan hattın yıllardır Ergene Nehrinin altından geçen “ana boru”sunda meydana gelecek olası bir çatlak ve patlaktan nehir suyunun karışmasıyla Süleymanpaşa’da binlerce ölümle sonuçlanacak bir faciaya neden olacak bu borunun suyun üzerine alınmış olmasından, düne kadar “olayları okuma”sı olmayan basınımızın haberi dahi yok(tu)…

Bunlara benzer daha onlarca örnek göstermek mümkün. Basınımızda maalesef olayları okuma eksikliğinden.. fikri takip yapılmamasından.. olaylara tek ve dar açıdan bakılmasından.. siyasi ve duygusal yaklaşımlardan kurtulamıyoruz…

Buna bir de, aynı sorunları olan ama bunu bir türlü kabul etmeyen ve de düzeltme yoluna gitmeyen siyasilerimizle yerel yöneticilerimizi eklediğimizde, sanırım Tekirdrağ’ın bu günkü hali pür melali daha iyi anlaşılacaktır…

Peki çözüm?..

ÖNCE OKUMAK!… Şerif BAYSALAN