Uzunköprü’de İz Bırakanlar-40-Maksut DONDURMACI

         Cazgır

Dondurmacı CAZGIR

(Maksut DONDURMACI)

 

“Vişneli de kaymaklı da dondurmam, parasını vermeden tattırmam”

 

1910’lu yılların sonlarına doğru, Arnavutluk’tan Türkiye’ye çocuk yaşta göç ederek İstanbul’da ki akrabalarının yanına yerleşen Maksut, amcasının Mısır Çarşısındaki dondurmacı dükkanında çalışmaya başlar. Önceleri sırtında taşıdığı dondurma kovalarıyla, daha sonraları dört tekerlekli dondurma arabasıyla İstanbul’un sokak aralarında dondurma satışı yaparak büyür.

O zamanların Kabataş kıyılarında düzenlenen kayık yarışları ve kayık gezintileri sırasında kayıktan kayığa, “Vişneli de kaymaklı da dondurmam, parasını vermeden tattırmam”  şeklinde seslenerek yaptığı dondurma satışlarıyla ünlenir.

Sattığı dondurmanın sağladığı lezzet farkı nedeniyle akıllarda kalan dondurmacı imajı sayesinde, 1934 yılında getirilen soyadı kanunuyla, DONDURMACI soyadını alır.

Çocukluğu ve gençlik yıllarını İstanbul’da amacısının yanında dondurmacılık mesleğini öğrenmekle geçiren Maksut Dondurmacı, evlendikten bir süre sonra İstanbul da baş gösteren kıtlık ve ekonomik durgunluk yüzünden ailesiyle Uzunköprü ye yerleşir. İstanbul da haklı bir üne sahip lezzetli dövme dondurmayı Uzunköprü de üretip satışını yapmaya başlar. Bölgenin mis kokulu kavunlarında ürettiği kavunlu dondurmasıyla bölgede kısa zamanda tanınır.

Maksut Dondurmacı’nın ellerinden çıkma Dondurma lezzetinin zaman içinde “Cazgır” lakabıyla buluşması ve kuşaklar boyu yaşayıp gelişerek markalaşması süreci onun güreşe olan ilgisiyle başlar.

Maksut Dondurmacı’nın çocukluk yıllarında güreşe olan ilgisi, gençlik yıllarında daha da artar. Bu ilgi, askerlik hizmeti sırasında güreş yapma fırsatı bulmasıyla aşka dönüşür. Güreşe olan aşkı zamanla Cazgırlığa yönelir. Maksut Dondurmacı adının önüne “Cazgır” lakabının dilden dile söylenerek yazılması,  Kırkpınar güreşleri tarihine ismini yazdıran 1952,1954, 1956, 1959,1960 yıllarının Başpehlivanı İbrahim Karabacak ve bunun yanında daha nicelerini güreştirmesiyle olur. Ayrıca o tarihlerde geleneksel düzenlemelerden olan Uzunköprü Millet Gücü Spor kulübü müsabakalarında Cazgırlık görevini en iyi şekliyle yerine getirmesi unutulmaz anılardandır.

O 1950’li yıllardan itibaren “Cazgır” lakabıyla anılmaya başlayan Maksut Dondurmacı, Uzunköprü ve çevresinde de rağbet gören bu özel dövme dondurmasının kıvam ve lezzeti koruyabilmek için yıllarca bizzat kendisi üretir ve satar.

Dondurma satışını önceleri seyyar arabayla yapan Maksut Dondurmacı, daha sonra kasabanın Gazi caddesindeki -o zamanlar küçük bir ahşap baraka olan- şimdiki yerini satın alarak kuşaklarca sürdürülecek markalaşmasının başlangıcını yapar.

İkisi erkek, biri kız üç çocuğu olan Maksut Dondurmacı, oğlu Ömer’i yanına alarak, dondurmacılık mesleğine Cazgır farkını katan mesleki sırrı öğretir.

Bir yandan, Ziraat Bankası Uzunköprü şubesinde memur olarak görev yapan, bir yandan da baba mesleği olan dondurmacılığa devam eden oğlu Ömer Dondurmacı, babası Maksut Dondurmacı’nın öğrettiklerinin ışığında mesleğe kendi becerilerini de katarak ve lezzet farkının özü olan geleneksel yöntemi bozmadan üretim yapan soğutma makinasını imal ederek dondurma üretimini geliştirir.

İmal ettiği soğutma makinasıyla Cazgır Dondurmada el emeği üretimini makine üretimine taşıyarak dondurmanın lezzetini yitirmeden uzun süre dayanmasını sağlayan oğul Ömer Dondurmacı, banka memurluğundan istifa ederek bütün zamanını baba mesleğine ayırma kararı alır ve uygular.

Hayatının büyük bölümünü, baba mesleğini -dededen toruna miras bir anlayışla- geleceğe taşımak için geçiren Ömer Dondurmacı, yazları Gazi Caddesindeki küçük dükkanının önünde oluşan uzun insan kuyruklarına Cazgır dondurmasının lezzetini sunarak, aynı yerde kışları daktilo, fotoğraf makinaları gibi aletlerin tamirini yaparak, “4 Mevsim Dondurma” sloganı ile Cazgır dondurmanın markalaşmasını sağlayacak olan 3. Kuşağı yetiştiren koşulları hazırlar.

Uzunköprü’nün Gazi Caddesindeki tarihi Cazgır Dondurma dükkanında 3 kuşaktır yaşanan, 23 Nisan’da Çocuk Bayramıyla başlayıp, Eylül ayının ilk haftasında sona eren Cazgır’ın Dondurma lezzeti öyküsü, ömrünü baba mesleğini 3. Kuşağa taşıma çabasıyla geçiren Ömer Dondurmacı’nın bu çabasına çocukları Hasan ve Maksut’un katılmasıyla artık 4 mevsim yaşanmaya başlar.

Günümüzde, Gazi Caddesindeki yerini ‘4 mevsim dondurma’ anlayışıyla hala yaşatan Cazgır Dondurma ünlü lezzetini, mesleğin 3. Kuşak isimleri olan Hasan ve Maksut’un Avrupai işletme ve servis anlayışıyla var ettikleri, ilçenin çevre yolundaki işyerlerinde, yeni kuşakların katılımına hayat veren işletmecilik yaklaşımlarıyla sürdürüp yaşatmaktalar.

Not: Bu yazı, şahsım tarafından gazeteci duyarlılığıyla araştırılarak yazılan ve Uzunköprü Belediyesi tarafından yayınlanması talebiyle gittiğim, makamında bulamayınca özel kalemine not bıraktığım belediye başkanı Enis İşbilen’in, görüşme talebi notuna dönüş yapmadığı için ilgisizlik mağduru olan, “Uzunköprü’de İz Bırakanlar” kitabından alınmıştır.

DİKKAT! Bu yazı, yazarından yazılı izin alınmaksızın, hiçbir şekilde kopyalanamaz, elektronik veya mekanik yolla çoğaltılamaz.