Türkiye de sanatçı olmak

ORHAN KEMAL, ÇARESİZLİK İÇİNDE KIVRANIYORDU!

Orhan Kemal, işsiz ve parasız günlerinde çektiği sıkıntıları, kadim dostu Fikret Otyam’a yazdığı 11 Mart 1964 tarihli mektupta anlatıyor. Satırlarından adeta acı damlıyor!

“Sevgili Fikret,
“(…) Bu satırları sabahın beşinde, buz gibi odamda yazıyorum. Ne odun, ne kömür, ne hemen odun kömür alacak para var. Tek iş yok. Ne film senaryosu, ne roman teklifi. Bu hiç de layık olmadığım yoksul hayata ne zamana kadar niçin tahammül edeceğimi bilmiyorum. Gelecek günler hiç de ümit verici değil. Yıllar yılı ‘cehalet’e verilen tavizler, nihayet memleketi bir sağcılık uçurumunun kıyısına getirdi. (…) Yobazlığın homurtuları tehdit haline geldi. Öyle sanıyorum ki bir 31 Mart, bir Menemen arefesindeyiz.
“Bu hava içinde bizim işler yatmış durumda. Türkiye benim için yaşanacak yer olmaktan çıktı. İki şey yapmam lazım:
“1) İstanbul ya da İstanbul dışında -Göğüş gibi dostların himmetiyle- 1000 – 1500 lira aylıkla bir iş bulup, Orhan Kemal’i bir kenara iterek Raşit Öğütçü olup çalışmak… Çocukların öğrenimini yürütmek.
“2) Türkiye’yi terk edip gitmek… Kaçmak değil.
“Ne dersin, Anadolu’nun herhangi bir yerinde bir iş bulamaz mısın bana? Bir iki yıl için. Ondan sonra Nâzım, Teknik Üniversite’yi bitirecek. Kardeşlerini himayesine alabilir sanırım.
“Bu husustaki fikirlerini acele yaz.”

Ülkesini terk etmeyi ya da bin lira aylıkla herhangi bir yerde sıradan biri olarak çalışmayı göze alan Orhan Kemal, böylesine çaresizlik içinde yüzerken, onlarca kitaba imza atmış, ünlü bir yazardı!

Necati Güngör (Alıntı)