Pehlivankoy-Akarca Köprüsü dillere destan öyküsü 

Köprünün tam Ergene üzerine isabet eden büyük bir yüksek gözünün temeli bu noktada suların coşkunluğu nedeniyle bir türlü tutturulamamaktadır. Köprünün ustaları bu durumdan son derece üzülmüşler ve ümitsizliğe kapılmışlardır. Baş usta Pavli rüyasında temeli canlı bir insan kapatırsa yerine oturacağını ve köprünün tamamlanacağına inanır, bunu diğer usta arkadaşlarına anlatır.

Bunun üzerine köprü ustaları, kendilerine sabahları yemek getiren eşlerden hangisi erken gelirse onu köprü temeline koyup, temeli kapatmaya karar vermişlerdir.

Pavli Usta’nın genç ve güzel karısı ELANKA o gün işini erken bitirmiş, ekmek hamurunu yoğurup teknesini kapattıktan sonra birkaç aylık küçük çocuğunu uyutmuş ve kocasına yani Pavli Usta’ya yemek götürmek üzere yola çıkmıştır. Kader oyunu Pavli Usta’ya oynamıştır.

Pavli Usta çalışırken parmağındaki değerli yüzüğünü temek taşlarının arasına düşürmüş ve karısından bunu eğilip almasını istemiştir. Bunun üzerine Pavli Usta’nın güzel karısı Elanka, Ergene’nin berrak ve azgın suları arasında parlayan yüzüğü almaya eğildiği sırada temel için hazırlanan taş kapak yerine oturtulmuştur.
kaynak Nazif Karaçam

Ancak bunun bir şaka olduğunu sanan güzel Elanka, “Pavli, Pavli, şakayı bırak, teknede hamurum, beşikte çocuğum var. Biri kabaracak, biri uyanacak, çıkar beni buradan” demesine rağmen yanıt alamamıştır.

Çünkü temelin yerine oturması gerçekleşmiş, temelin önlediği ve kabardığı coşkun sular arasında Elanka’nın sesi gittikçe hafifleyerek yankılanmış ve bir süre sonra da Elanka sesiyle birlikte kaybolup gitmiştir. Köprü kurbanını almıştır. Bundan sonra köprü süratle inşaa edilmiş, tamamlanmış ama belki bin yıldan bu yana Pavli Usta’nın güzel karısı Elanka’nın “Pavli, Pavli” diye derinden seslenişi hala sürüp gitmektedir.

(Alıntı)