Torba Yasa ormanları madenciye peşkeş çekecek

Türkiye’yi orman arazilerinin madencilik faaliyetlerine peşkeş çekildiği, üstelik ormanlar talan edilirken sermayenin ödemesi gereken bedellerden muaf tutulduğu yeni bir dönem bekliyor.


Hukukun üstünlüğünü çekinmeden, sıkılmadan ayaklar altına alıp, seçilmişlikten gelen nüfuzunu zorbalık, kural tanımazlık, kayırmacılık gibi hukuksuzluklar için kullanmakta en ufak bir beis görmeyen iktidarın, her geçen yeni hinliklerine şahitlik ediyoruz. Epeydir erkler ayrılığı yerine yasama ve yargının yürütmeye bağlandığı, yürütmenin de bütün ipleri elinde tutan tek adamın isteklerine göre hareket ettiği bir düzene savrulduk.

Giderek ucubeleşen Torba Yasalar da, bu düzeni meşrulaştırmak için kullanılan en temel araç haline geldi. Son birkaç yılda, Torba Yasalara onlarca kanun ve KHK sığdırıldı. Bunlardan çevre ve yaşam alanlarını talana ve ranta açacak kanun değişiklikleri de elbette nasibini fazlasıyla aldı.

Geçen hafta daha çok kamuoyunda yaşanacak vergi artışlarıyla gündeme gelen yeni Torba Yasa, yine yukarıda bahsettiğim hinlikleri içeriyor. Vergi artışlarıyla vatandaşın hayatı eskisi gibi olmayacak, bu bir gerçek. Ancak, biz çevre mücadelesi açısından yeni Torba Yasa’nın içeriğine baktığımızda, madencilik sektörünün elini rahatlatacak bazı önemli düzenlemeler içerdiğini görüyoruz.

Tasarıyla planlanan değişikliklere göre,

  • ÇED işlemleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, diğer izinlere ilişkin işlemler de ilgili Bakanlıklar ve ilgili kamu kuruluşlarınca, ÇED sürecinde en geç üç ay içinde bitirilecek. Aksi takdirde ÇED ve diğer tüm izin başvurlarıyla ilgili olumlu karar verilmiş sayılarak, buna göre işlem yapılacak.
  • Maden işletme ruhsatı alan ancak arama döneminde gerekli çalışmaları yapmayan ruhsat sahiplerinin ruhsatları iptal edilecek.
  • Maden arama ruhsatı alan ancak yeterli üretim yapmayan ruhsat sahiplerinin de ruhsatları iptal edilecek.

Tasarıyla, işletme izin tarihinden itibaren son beş yılın herhangi bir üç yılında yaptığı toplam üretim miktarının, projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının yüzde 30’undan az olmaması sağlanarak atıl duran maden sahalarının etkin olarak değerlendirilmesi hedefleniyor. Buna göre, söz konusu oranın yüzde 30’dan az olması durumunda ruhsat sahiplerine 50 bin lira idari para cezası verilecek.

İdari para cezasının uygulanmasından başlamak üzere takip eden üçer yıllık dönemde, toplam üretim miktarının projede beyan edilen yıllık üretim miktarının yüzde 30’undan daha az olması halinde ruhsat iptal edilecek.

Bu tasarıda yer alan değişiklikler hayata geçirilirse, son yıllarda sektörün en önemli sorunu olan orman izin bedelleri konusundaki düzenleme ile, işletme döneminin ilk 10 yılı için, orman sahası içinde yer alan maden alanlarının kullanımı kapsamında orman arazi bedeli veya herhangi bir bedel alınmayacak.

İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Prof. Dr. Doğanay Tolunay’ın yaptığı çalışmanın son güncellenmiş verilerine göre, 2016 sonu itibariyle ormanlardan verilen izinlerin toplam miktarı alansal olarak yaklaşık 600 bin hektar. Bunların içinde sadece madencilik faaliyetleri için verilen izin miktarı ise 103 bin 502 hektar. 2014 ve 2015 yıllarında ağaçlandırılan alanlardan daha fazla orman alanından başka kullanımlara izin verilmiş.

Torba Yasa ile getirilen düzenleme, ormanlardan madencilik izni alındığında ödenen bedellere yönelik de muafiyetler getiriyor. Oysa, orman alanlarında gerçekleştirilecek madencilik faaliyetlerinden hem ağaçlandırma bedeli hem de arazi izin bedeli alınıyor. Bu da devlet için önemli bir gelir kalemi.

Tolunay’ın konuyla ilgili değerlendirmesi ise şöyle: “Arazi ağaçlandırma bedeli bir defaya mahsus alınıyor. 2017 yılı için ağaçlandırma bedeli bir hektar için 17 bin 420 TL’dir ve bu bedel her yıl arttırılıyor. Arazi izin bedeli ise her yıl alınmaktadır. Arazi bedelinin hesaplanmasında da birim alan ağaçlandırma bedeli kullanılmaktadır. Madencilik faaliyetinin türüne (arama, işletme ve tesis), ormanın niteliğine ve madenin açılacağı iler göre belirlenen çeşitli katsayılar aracılığıyla bir hesaplama yapılmaktadır. Arazi izin bedeli hesaplamasında 5 hektara kadar olan alanlardan bedel alınmamaktadır. Bir örnek üzerinden ağaçlandırma bedeli ve yıllık arazi izin bedellerinin nasıl hesaplandığı aşağıda açıklanmıştır.

Türkiye’de yıllık ortalama 10 bin hektar maden izni verilmektedir. Bunun yarısının açık maden işletmesi yarısının ise maden alt yapı tesis olduğu; izin verilen ormanların kapalılığının yüzde 10 ile 40 arasında değiştiği ve Bartın, Bilecik, Bolu, Düzce, Edirne, Gaziantep, Giresun, Karabük, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Konya, Kütahya, Ordu, Rize, Zonguldak, Denizli, Eskişehir, Hatay, Manisa, Tekirdağ, Trabzon illerinden birisinde açıldığı kabul edilirse Orman Kanunu’nun 16. Maddesinin Uygulama Yönetmeliği’nin eklerinde verilen katsayılar kullanılarak yaklaşık olarak ağaçlandırma bedelleri ve yıllık arazi bedelleri şu şekilde hesaplanabilir.

(Hesaplamalarda ilk 5 hektardan arazi izin bedeli alınmaması dikkate alınmamıştır)

Ağaçlandırma bedeli = 10 bin ha maden x 17.420 TL/ha ağaçlandırma birim fiyatı = 174.217.420 TL

Maden işletme Arazi izin bedeli (yıllık) = 5 bin ha maden işletme x izin türü katsayısı (0,4) x ekolojik denge katsayısı (1,4) x il katsayısı (2) = 97.552.000 TL

Maden tesis Arazi izin bedeli (yıllık) = 5 bin ha maden tesis x izin türü katsayısı (0,5) x ekolojik denge katsayısı (1,4) x il katsayısı (2) = 121.940.000 TL

Toplam arazi izin bedeli de 219.492.000 TL olarak hesaplanmaktadır.

Orman Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, 2014 yılında 85,9 milyon TL olan ağaçlandırma gelirleri 2015’te 266,3 milyon TL’ye ve 2016 yılında 364,9 milyon TL’ye yükselmiştir.

TBMM’ye Sevk Edilen Bazı Vergi Kanunları İle Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nda yer alan “Orman sahası içinde yer alan maden sahalarının kullanımında orman arazi bedeli veya herhangi bir bedelin işletme döneminin ilk 10 yılı için alınmaması öngörülmektedir” ifadesi ile kaba bir tahmin olsa da yıllık 400 milyon TL civarında olan bir gelirden vazgeçilmektedir. Ancak bundan daha tehlikeli olan günümüzde 103 bin hektarı aşan ve yıllık ortalama 10 bin hektar civarında olan ormanlardan verilen maden izinlerinde patlama yaşanabilir. Böylece orman alanları tahrip olarak ormansızlaşma artabilir. Ayrıca bu tür izinler ormanların parçalanmasına yol açarak, flora ve fauna elemanlarının da olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır.”

Özetle, Türkiye’yi orman arazilerinin madencilik faaliyetlerine daha fazla peşkeş çekildiği, üstelik ormanlar talan edilirken sermayenin ağaçlandırma ve arazi için ödemesi gereken bedellerden muaf tutulduğu yeni bir dönem bekliyor. Milyarlarca ağaç diktiğini iddia eden AKP iktidarlarının orman sevgisi gerçekten bir başka…

Pelin Cengiz yazdı

%d blogcu bunu beğendi: