Sahiller Halkındır

Akyarlar’da sahilde bir işletmenin önüne denize girmek için sandalyelerimizi yerleştirdik. Sandalyelerimizi koyar koymaz garson yanımıza geldi. Buradan denize girmemizin uygun olmayacağını, sandalyeleri buraya koymamamız gerektiğini söyledi. Biz de sahillerin halka ait olduğunu ve istediğimiz yerden denize girebileceğimizi söyledik. Bunun üzerine garson gidip işletme sahibini çağırdı. İşletme sahibi beş garsonla beraber yanımıza geldi ve garsonlar etrafımızı kuşattı. İşletme sahibi koyda başka bir yerde denize girebileceğimizi, buradan girmemizin doğru olmadığını çünkü ecrimisil ödediğini söyledi. Biz de ecrimisilin bir kira değil, işgaliye ücreti olduğunu anlattık ve işletmenin herhangi bir olanağını kullanmadan (şezlong, şemsiye vs.) denize girebileceğimizi söyledik. İşletme sahibi bunun kanunen uygun ama etik olarak uygun olmadığını söyledi. Biz de garsonlarla birlikte bizi rahatsız etmenizin etik olarak uygun olmadığını söyledik. Belediyeyi veya jandarmayı çağırabileceğini söyledik. Haklı olduğumuzu anlattık. Bunun üzerine işletme sahibi siz rahatsız olursanız sonra şikayet için bana gelmeyin dedi. Biz de bizi oturduğumuz süre boyunca rahatsız mı etmeyi düşünüyorsunuz diye sorduk. Öyle bir şey demek istemediğini söyledi ama söylediğinden bu anlaşılıyordu. Akşamüstü geç saatlere kadar orada oturduk ve doya doya denize girdik.

Buradan bütün işletme sahiplerine tekrar söylüyoruz SAHİLLER HALKINDIR! Bodrum halkına da istediği işletme önünden işletmenin olanaklarını kullanmadan oturabileceklerini ve denize girebileceklerini hatırlatıyoruz. Herhangi bir engelleme ile karşılaştıklarında olayın geçtiği yerin fotoğraflarını çekip bize haber vermeleri gerektiğini söylüyoruz. BİZ KAZANACAĞIZ ÇÜNKÜ BİZ HALKIZ! (Figen KAYAOĞLU)