Kaçar’dan Gökçetepe itirazı

Trakya Platformu Hukuk Kurulu Üyesi Avukat Bülent Kaçar, Edirne’nin Keşan ilçesine bağlı Gökçetepe köyünde özel bir şirket tarafından yapılması planlanan Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Projesi’nin proje tanıtım dosyasının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından uygun bularak ÇED sürecini başlatmasına tepki göstererek; “Dosyaya uygunluk kararı vermesi, idari ve hukuksal bir skandaldır. Edirne Valisi, ÇED sürecinin sonlandırılması gerekliliğini ilgili Bakanlıklara bildirmelidir” dedi.

Trakya Platformu Hukuk Kurulu Üyesi Avukat Bülent Kaçar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın özel bir şirket tarafından yapılması planlanan Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Projesi’nin proje tanıtım dosyasının uygun bularak ÇED sürecini başlatmasına tepki gösterdi. Av. Kaçar, Edirne’nin Keşan ilçesine bağlı Gökçetepe Köyü’nde kurulmak istenen Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi’nin proje alanının 1/25.000 ölçekli Edirne İl Çevre Düzeni Planı’na göre orman alanı olduğuna dikkat çekerek, ÇED sürecinin sonlandırılmasını istedi.
Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi projesi ile Trakya’nın kadim ormanlarının yok edileceğini ve Saros Körfezi’nin heba olacağını söyleyen Av. Kaçar; “Bu projeye onay veren Bakanlık yetkilileri, belli ki Edirne İdare Mahkemesi’nin ve Danıştay 6.Dairesi’nin kararlarını görmezden geliyorlar. Peki, eski Bakan Veysel Eroğlu’nun Saros Körfezi’nde yeni taş ve kalker ocağına izin verilmemesi talimatı yetkililer tarafından neden uygulanmıyor? Orman Genel Müdürlüğü’nün koruması gereken bu ormanlık alana, yetkililer nasıl oluyor da izin veriyor?” ifadelerine yer verdi.
Orman Genel Müdürlüğü ileÇevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın çevreyi, ormanı ve Trakya’nın doğal varlıklarını korumakla yükümlü olduğunu belirten Av. Kaçar; “Saros Körfezi, 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ‘Turizm Koruma ve Geliştirme Bölgesi’, 2010 yılında ise Bakanlar Kurulu tarafından ‘Saros Körfezi Özel Koruma Bölgesi’ ilan edilmiştir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bölge ve il planlarına aykırı izinler vermeye, yargı kararlarını gözetmemeye, Saros Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin ve ormanlarımızın geleceğini gözetmemeye kararlı görünüyor” dedi.
“İdari ve hukuksal bir skandal”
Av. Kaçar, proje alanının Uluslararası Çevre Sözleşmeleri kapsamında flora ve fauna açısından endemik ve korunması gereken türlere ev sahipliği yaptığına dikkat çekerek;“Plan, hukuk, yargı kararı, doğa, tarım kime ne gam göreceğiz. Mecidiye Göleti’ni besleyen Çınar Deresi’ni kirletecek bu projeye nasıl izin verilirmiş göreceğiz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yöre halkına rağmen hukuka, kamu yararına aykırı, Saros Özel Çevre Koruma Bölgesi’ni ve Kültür Turizm Koruma Bölgesi’ni yok sayan, ormanı yok edecek bir faaliyete dair dosyaya uygunluk kararı vermesi, idari ve hukuksal bir skandaldır. Anayasa’nın 56.maddesine göre yetkililer yaşamımızı, doğayı, ormanları korumakla görevlidirler” sözlerine yer verdi.
Edirne Valiliği’ne seslendi
Edirne Valiliği’nin Saros Körfezi’ni ve ormanları koruması gerektiğini söyleyen Av. Kaçar; “Bakanlıkların ildeki temsilcisi olan Sayın Edirne Valisi mevzuata, planlara ve yargı kararlarına açıkça aykırı olan bu ÇED sürecinin sonlandırılması gerekliliğini ilgili Bakanlıklara bildirmelidir. Mecidiye Kalker Ocağı davasında verilen karar ve bilirkişi raporuna göre Saros Körfezi’ne, turizme, canlı sağlığına, kültüre, tarıma, ormanlara yani yaşama büyük zarar veren taş ve kalker ocaklarının faaliyetlerinin derhal durdurulması Anayasa’nın 125’inci maddesine göre zorunluluktur” dedi. (Edirne Gündem Gazetesi)