Ergene Havzasında kanser’den 800 Bin Kişi Risk Altında!

 

Ergene Kirliliğin boyutlarındaki artışı 2012 de bir daha gündeme getirirken “Çevresel faktörlere baktığımızda yaklaşık 800 bin insan kansere karşı risk altındadır.”demiştik!.

MARÇEP bileşenlerinin ağırlıkta olduğu STK’ların bir araya gelerek oluşturduğu “Ergene Platformu” havzada yaşananları geçtiğimiz hafta İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsünde görev yapan Öğretim üyeleri ve öğrencileriyle paylaştı.

Ergene Platformu öncülüğünde yapılan Konferans’a TEMA Vakfı adına Hakan Dedeoğlu, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesinden Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz konuşmacı olarak katıldı.

Konferans’a Enstitü Müdürü Prof. Dr. Ahmet Kizir, Prof. Dr. Pınar Mualla Saip ve yüze yakın akademisyen ve öğrencinin yanı sıra Bağımsız Tarım Orman ve Çevre Sendikası Genel Teşkilat Sekreteri Göksal Çidem, Çorlu Kent Konseyi Başkanı Ramadan Cesur ile Çevre ve Sağlık Komisyonu Başkanı Murat Sevgi katıldı.

Konu hakkında gazetemize bilgi veren Hakan Dedeoğlu yaptığı sunumda Trakya’nın geleceği için tehlike çanlarının çaldığını belirterek verdiği çarpıcı örneklerle konuyu gözler önüne serdiğini belirtti.

Dedeoğlu, Macaristan’daki kızıl çamur olayını hatırlattığı konuşmasında, bu olay Avrupa ve ülke basınında günlerce konuşulurken, her gün Ergene’den kızıl çamurun 5 katı kara çamur (kimyasallar) akmasına sessiz ve duyarsız kalındığına dikkat çekti.

Dedeoğlu, Ergene kirliliğin nedenlerini ise şöyle sıraladı;
“Nehre veya kollarına deşarjı bulunan sanayi tesislerinin yoğunluğu, sonucunda bölgede yaşanan sıcaklık artışı! (İklim değişikliği!)
Sanayi tesislerinin bir kısmının arıtmalarının olmaması, olanlarının düzenli çalıştırılmaması yla da bay-pas yapılması,
Yerleşim yerlerinin evsel nitelikli atık sularının arıtılmadan Nehre verilmesi,
Tarım da kullanılan zirai ilaç ve gübrelerin topraktaki etkisi ve sularının Nehre karışması.”

Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu ise Ergene havzasında kirlilik nedeniyle kullanılamayan tarım alanları bulunduğunu, bundan dolayı da özellikle ayçiçeği ve pirinçte ithalatın arttığını belirtti.
Ergene’deki kirlilikten dolayı sulu tarım yapamayan üreticinin tarımsal su ihtiyacını karşılamak için Istrancalardan para karşılığı su alırken yanı başındaki Ergene’den faydalanamadığını, hatta zarar gördüğünü söyledi.
Oluşan zararın sadece tarımsal gelirlerde olmadığını, Ergeneden akan sıvı ile temas edenlerin ciltlerinde çeşitli yaralar oluştuğunu belirten Gaytancıoğlu kendi çektiği fotoğrafları onkoloji enstitüsündeki izleyicilere sundu.

Prof Dr. Faruk Yorulmaz yaptığı sunumda Uluslar Arası Kanser Ajansı’nın yayınladığı kanserojen maddeler listesini sıralarken, adeta Ergeneden akan sıvıyı tarif etti. Yorulmaz, “Ajansın yayınladığı maddeler arasında bulunan alüminyum, mineral yağlar, arsenik, nikel, benzen, fosfor, kadmiyum v.b. Hepsi Ergene’de mevcut.
Nikel,hava ve suda bulunur. Aşırı alımı kansere neden olabilir. Kurşun, taşıt egzozları, fabrika atıkları, boyalarda vardır. Çevre kirliliği ile su ve besinlere geçerek vücuda alınan en önemli kanserojenlerdendir.
Kadmiyum ise Kirli hava ve fabrika atıklarından su ve besinlere karışarak vücuda alınır. Fazla alınması kansere neden olmaktadır.” dedi.
Prof Dr. Faruk Yorulmaz, “Uluslar arası Sağlık Örgütü’nün “Çeşitli kanserlerin çevreye bağlı oluşum oranı günümüzde %80-90 dır. WHO’nun verilerine göre, çevresel kirleticiler insanlardaki kanserlerin %70’inden fazlasına neden olmaktadır. “ şeklinde bilgi verdi.
Kanser artışın ın önemine de dikkat çeken Prof Dr. Yorulmaz , Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Bşk. Prof. Dr. Murat Tuncer’in “Kanserlerin en önemli nedenlerden birisi giderek artan çevre kirliliğidir. Çevre kirliliği sadece hava kirliliğinden ibaret değildir. İçme ve kullanma sularının, toprakların, dolayısıyla yiyeceklerin kirliliği de bu kapsamdadır. “ şeklindeki açıklamasına da sunumunda yer verdi.

Havza’da 1.050.000 kişi yaşadığınıbelirten Dedeoğlu” Çevresel faktörlere baktığımızda yaklaşık 800 bin insan kansere karşı risk altındadır.” dedi.

Reklamlar