Bülent Kaçar, Fatma Aksal’a cevap verdi: “BOTAŞ avukatı ile sayın vekil birbirine zıt açıklama yapıyorlar”

Trakya Platformu Hukuk Kurulu Üyesi Avukat Bülent Kaçar, geçtiğimiz günlerde AK Parti Edirne Milletvekili Dr. Fatma Aksal’ın Sazlıdere’ye yapılması planlanan FSRU liman projesi ile ilgili açıklamasına cevap verdi.

Yapılacak olan limanın tüm ekosisteme ciddi zararlar vereceğini vurgulayan Kaçar, “Denizin içine bu kadar çok kimyasalları, dolgu malzemelerini dolduracaksınız ama az bir yer zarar görecek diyeceksiniz. Böyle ÇED raporu olmaz. Görevimiz Saros Körfezine bu kadar zararlı bir projeyi savunmak değil, karşı çıkmak olmalıdır” dedi.

“EDİRNE VEKİLİNİN GÖREVİ MİLLETİN SESİ OLMAKTIR”

Vekil Fatma Aksal’a bölgedeki hayvancılık ve tarım arazilerini, ormanları, Saros Körfezini, doğal yaşamı korumaya çalışan halka neden tepki gösterdiğini soran Kaçar“Sazlıdere’deki durum inanılmaz bir duruma geldi. ‘Körfezimiz bitti gitti’ gibi inanılmaz abartıldı.” Bölgedeki hayvancılık ve tarım arazilerini, ormanlarımızı, Saros körfezimizi, doğal yaşamı korumaya çalışan halkımıza sayın vekil Fatma Aksal neden tepki gösteriyor? Bölge halkı on binlerce imza ile bu projeyi istemediğini Bakanlığa resmen bildirmiştir. Edirne vekilinin görevi milletin sesi olmaktır. Halkının yanında olmaktır. Sayın milletvekili ÇED sürecinde yer almamıştır. Bakın ÇED raporu bile gerçekte neyin yaşanacağını söylüyor ; “Dolgu sırasında deniz suyunun bulanması özellikle balık ve planktonik canlılar için istenmeyen koşullar yaratabilmektedir. Denizde yapılacak dolgu alanındaki ekosistem servisleri sekteye uğrayacak ancak bu etki inşaat çalışmaları sonrasında sona erecektir. Olumsuz etkiler tüm Saros Körfezinde değil küçük bir alanı etkisi söz konusu olacaktır. Projede denize yapılması planlanan toplam dolgu miktarı da 156.000 m3 tür. Denizin içine bu kadar çok kimyasalları, dolgu malzemelerini dolduracaksınız ama az bir yer zarar görecek diyeceksiniz. Böyle ÇED raporu olmaz. Görevimiz Saros Körfezine bu kadar zararlı bir projeyi savunmak değil, karşı çıkmak olmalıdır. Sadece Sayın Fatma Aksal’ı değil tüm Trakya milletvekillerini, tüm siyasi partileri Saros körfezine ve Trakya ekolojisine sahip çıkmaya çağırıyoruz.” diye donuştu.

“BU İFADE YANLIŞ BİLGİLENME DEĞİL İSE NE AMAÇ İLE SÖYLENDİĞİNİ MERAK EDİYORUM”

Proje de BOTAŞ’ın yani halkın parasının gereksiz bir yatırıma harcanacağını körfezinde kurban edildiğini vurgulayan Kaçar, sözlerine şunları ekledi: “Ben bu konuyu enerji ve tabi kaynaklar bakanımızla görüştüm. Bakanımız, ‘sayın vekilim biz oraya acil durum için acil bir yedek depo yapıyoruz’ dedi. Bu ifade yanlış bilgilenme değil ise ne amaç ile söylendiğini merak ediyorum. Çünkü ÇED raporunda acil durum için acil yedek depo sözü bulunmamaktadır. “Bizim gayet yeterli doğalgaz stoklama alanlarımız var. Ülkemizin 6 ay yetecek kadar yeterli doğalgaz stoğumuz var. Tuz gölünün altını tamamen doğalgaz depolama alanı haline getirdik. Marmara Ereğli’sinin alt yapısını hazırladık.” Gayet yeterli doğal gaz stokları var ise, iki ayrı yeraltı depolama alanı var ise Trakya doğalgaz rezervleri 3 milyar metreküp ise bu proje de ısrar etmek BOTAŞ’ın yani halkın parasının gereksiz bir yatırıma harcanması olup körfezinde kurban edilmesidir. Sayın Aksal sadece Bakan ile görüşmesin. ÇED raporunu, bölge planlarını ve yazılı itirazlarımızı da okuyup bilgilenmelidir.”Herhangi bir deprem gibi acil durumda, Marmara Ereğli’sinden gaz akışımız kesilirse kullanmak için hazırlamak istiyoruz.” BOTAŞ avukatı ile sayın vekil birbirine zıt açıklama yapıyorlar. ÇED raporunda Botaş projenin asıl amacını şöyle açıklıyor “Aynı zamanda çevre ülkelerde yaşanabilecek ihtiyaçlarda Türkiye, gaz satarak da para kazanabilecek”. Botaş avukatı daha on gün önce mahkemeye verdiği dilekçe de deprem demiyor, Botaş’ın doğalgaz alımı taahhüt ettiği doğalgazı dış ülkelere pazarlamak amacıyla bu projenin yapılacağını yazıyor. Botaş A.Ş. hangi ülkelere ne kadar doğalgaz alım taahhüdü verdiğini ayrıntılı olarak açıklamalıdır. Halkımız ve vekilimiz dilekçeyi iyice okusunlar”

“SAYIN MİLLETVEKİLİ BU KADAR AĞAÇ SEVER İSE İKTİDARI DERHAL BU PROJEDEN VAZGEÇİRMELİ”

Aslolanın Saros Körfezi’nin denizi, ormanı, tarımı, turizmi, doğal varlıkları ile birlikte korunması ve mahvedilmeden geleceğe taşınması olduğunun altını çizen Kaçar“’Her gün kocaman gemiler girecek gibi algılanıyor.” Algı değil Botaş’ın ÇED raporu aynen şöyle diyor ; “100.000 DWT kadar gemilerin yanaşabileceği özellikte bir iskele inşa edilecektir.” Yani 100 bin tonluk gemilerin Saros körfezine gireceği ÇED raporuyla resmen sabittir. Ayrıca ÇED raporunda belirtildiği üzere” Dolgu platformu kapasitesi 8 adet römorkör olarak planlanmaktadır. Proje kapsamında gemilerin iskeleye yanaşması işlemlerinde ise 4 adet römorkör kullanılması planlanmaktadır.” “Ben de bir ağaç bile kesilsin istemiyoruz.” Sayın milletvekili bu kadar ağaç sever ise iktidarı derhal bu projeden vazgeçirmelidir. 17 kilometrelik boru hattı boyunca sayısız ağaç kesileceği gibi Danıştay kararlarıyla, Orman Yasası ile koruma altında olan Keşan ormanları ve ekosistem mahvedilecek. Mesele sadece ağaç değil orman ekosistemi ile bir bütün olarak Saros Körfezimiz esas meseledir. Sayın milletvekili verdiğimiz uğraşı ağaç kesimlerinin önlenmesi olarak anlamış zannediyorum. Aslolan Saros Körfezinin denizi, ormanı, tarımı, turizmi, doğal varlıkları ile birlikte korunması ve mahvedilmeden geleceğe taşınmasıdır. “Trakya ülkenin en çok doğalgaz tüketen bölgesidir.” cümlesi sayın milletvekilinin ne kadar yanlış bilgiye sahip olduğunu göstermektedir. Trakya bölgesinin doğalgaz tüketim miktarları resmi rakamlarla ortadadır. Sayın milletvekilinin yanlış bilgiler vermesi kabul edilemez. Marmara bölgesi ile Trakya bölgesini karıştırmak Trakya kamuoyunu yanlış yöne sürükler.” dedi.

“GERÇEĞİN ORTAYA ÇIKMAK GİBİ BİR HUYU VARDIR”

Son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 6 Ekim 2019 günü yaptığı konuşmada “Trakya’da bu yılın başlarında toplam doğal gaz rezervimizi iki katına çıkaran yeni sahalar keşfettik, yaklaşık 3 milyar metreküp rezerve sahip bu sahalar 300 bin hanenin 10 yıllık gaz ihtiyacını karşılayacaktır.” cümlelerini hatırlatan Kaçar, sözlerini şöyle sonlandırdı: “‘Evet, orada bir liman yapacağız ama ihtiyaç olmadığı sürece kullanmayacağız.” Botaş ÇED raporu Sayın Fatma Aksal’ı doğrulamıyor. ÇED raporunda; “Proje kapsamında ortalama 50-100 adet LNG gemisinin iskeleye yanaşarak FSRU gemisine boşaltma yapacağı öngörülmektedir’ yazılmıştır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 6 Ekim 2019 günü yaptığı konuşmada “Trakya’da bu yılın başlarında toplam doğal gaz rezervimizi iki katına çıkaran yeni sahalar keşfettik, yaklaşık 3 milyar metreküp rezerve sahip bu sahalar 300 bin hanenin 10 yıllık gaz ihtiyacını karşılayacaktır.” dediğine göre ve sayın milletvekili de şu an bir ihtiyaç olmadığını söylediğine göre Trakya’da bu liman ve boru hattı projesine hiçbir zaman ve hiç bir durumda ihtiyaç yoktur. Gerçeğin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır. Trakya kamuoyunda “itiraza gerek yok” algısı yaratılmak isteniyor. Bölgemiz atanmış veya seçilmişlerinin halka rağmen Trakya’mıza yanlış proje dayatması demokrasiye, halka karşı olmaktır. Saros körfezimizin, Trakyamızın yanlış politikalara kurban edilmesine bu halk asla izin vermeyecektir.” (Medya Keşan)