Kemal Amca İçin…

100_1921sair-dervis-kemal-ozcan-1 (1)

Her geçen gün azalan İnsan Değerlerimiz gelecekte unutulmasın diye…

Dün, Uzunköprü Belediye başkanı Enis İşbilen’i birkaç dakikalığına ziyaret ettim.

İlk kez gerçekleşen bu ziyaret sırasında, yaklaşık bir ay önce ayaküstü yapılan bir konuşmada dile getirdiğim, Uzunköprülü halk ozanı derviş Kemal Özcan’ın adının, evinin bulunduğu sokağa verilmesi gerektiği ile ilgili önerimi- zamansızlık nedeniyle, evinin müze yapılması bölümünü eksik bırakarak-  bir kez daha yineledim.

Ayaküstü gerçekleşen daha önceki konuşmada, söz konusu önerime, “çok güzel olur, hatta evinin önüne küçük bir büstü de konulabilir” (bu konuşmada evinin müze olarak düzenlenmesinde de söz etme fırsatı bulmuştum) demişti. Dünkü konuşmada bundan hiç söz etmedi ve önerimi bu kez bir kağıda not ederek konuyu meclise götüreceğini söyledi.

Makamından ayrılmak için tokalaşırken, Trakya Ressamlar Derneği olarak, ölüm yıldönümünde anma etkinliği düzenlemeyi düşündüğümüz konusunda da kendisini bilgilendirdim.

Uzunköprü de yıllardır gösterdiğim çabam hep bu yönde oldu…

Yerel Yönetimler, yıllardır kişilerin çabalarıyla bir yere kadar getirilen ve hantal yapıların duyarsızlığına takılarak sonuçsuz kalan o çabaları, toplum hayatının en birleştirici insan dinamiği olan bu değerlerimizin çabalarına ve bize emanet kalan anılarına saygının bir ifadesi olarak desteklemeleri ve sonuçlandırmaları gerekir.

İnsanın insanı anlayarak, ortak kazanımlar için omuz omuza duruşların sağlam zeminlerini oluşturmanın iletişim imkanları bu kadar bolken, başta insan olmak üzere, bizi biz yapan değerlere yabancılaşma salgını yaşandığı günümüzde;  her geçen gün zamanlı-zamansız ölümlerle sayıları hızla azalırken, doğumlarla bir kişiyle de olsa yeri doldurulamayan İnsan Değerlerimiz, bu günlerde ve gelecekte unutulmasın diye ben yaşadığım yerde çabalıyorum… Sizlerde yaşadığınız yerlerde çaba göstermelisiniz. (Nazmi METİN-12.01. 2016)

5. Bölük Alayı Uzunköprü’den Çanakkale’ye Uğurlandı

Ça-6 Ça-2 Ça-3 Ça-4

Çanakkale savaşında mücadele eden 15. Bölük Alayı’nı temsilen Uzunköprü’den yola çıkan 10 kişi, Çanakkale’deki törenlere katılacak.

Uzunköprü Belediye Başkanı Enis İşbilen, ekibi uğurlamak için düzenlenen törende, bu yıl dünyaya örnek gerçek bir hikayenin 100. yıl dönümünün anıldığını söyledi.

Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümlerinde, dünyanın çeşitli uluslarından turistlerin Çanakkale’ye geldiğini anımsatan Belediye Başkanı Enis İşbilen, şöyle konuştu:

“Amaçları bu savaşta canını kaybeden atalarını anmaktır. 57. Alayın temsili bir sivil inisiyatif var bu anlamda. Bu insanlar yola çıkıyorlar, yürüyerek ataları gibi Malkara, Keşan, Evreşe ve Gelibolu’ya devam ediyorlar. Keşan’da 27. alay kendilerine katılacak ve bu sene ilk kez Uzunköprü 15. hava birliği de onlarla beraber olacak. Bu bizler için çok büyük bir onurdur.”

Programa katılanlar daha sonra cadde üzerinden yürüyerek şehitliğe gitti. Grup, buradan minibüsle Keşan ilçesine hareket etti.

Programa, Kaymakam Kemal Yılmaz, siyasi parti temsilcileri ve ilçe halkı katıldı.

Anma Günü

Uğur Mumcu

ANMA GÜNÜ

(24 Ocak 1997 yılında yazılan ve bugünleri anlatan yazı)
            Uğur Mumcu, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu gören, duyan, düşünen, konuşan ve yazan az sayıda ki aydınımızın en önde yürüyenlerindendi.

            Türkiye gibi bir ülke de, aydın olmanın ağır sorumluluğunu bilen, bilgisini, karanlıkları aydınlık kılmak için eyleme dönüştüren, örnek aydın insan Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993 günü aracına konan bomba ile katledildi…

            Her koşulda, Atatürk ilkelerinin taviz vermez savunucusu olan Uğur Mumcu’yu, katledilişinin 4. yılında düzenlenen etkinliklerle anarken, bu cinayetlere sessiz kalan çoğunluğumuzun katkısıyla iki bine üç kala, faili meçhul(!) cinayetler ve tarikat rezillikleri cennetine dönüştürülen bir ülkenin yaşayanı olmanın burukluğunu yaşıyoruz…

            Yaşadığımız bu burukluk nedeniyle, 25 Ocak 1993 günü ülkenin meydanlarına akan ve 24 Ocak 1993 tarihini milyonlarca Uğur’un doğum günü ilan eden yığınsal tepkiyi, her yıl hızını kesmeksizin sürdürüyoruz.

            BUGÜN 24 OCAK 1997…

            Uğur Mumcu’nun katledilişinin 4. yıldönümü…

            24 Ocak 1993 günü ülkenin meydanlarına akan yığınsal tepkinin bir bölümü, bugün yine meydanlara akarak, yokluğu her geçen gün daha bir derinden hissedilen Uğur’unu anacak…

            Dört yıl önce “Şeref sözü!” verilmesine karşın, hala bulunamayan katillerinin bir an önce bulunması talebi yine haykırılacak…

            Atatürk Türkiye’sinin ufuklarını karartan faili meçhul(!) cinayetler lekesinin temizlenmesi istenecek…

            Sonra!..

            Yine aynı şey olacak!..

            Atatürk Türkiye’sinde yaşama onurunu sahiplenerek, bugününe ve geleceğine sahip çıkan yüz binlerin yığınsal tepkisi, yasal uyuşturucu çeşitleriyle uyuşturulmuş bir halde geçmişe dönük yaşayan milyonların tepkisizlik barikatlarına takılacak.

            Peki, çözüm?..

Çözüm, Anma Günlerinde bir araya gelen ve daha sonra ayrışarak bin parçaya bölünen örgütsellik anlayışının değişmesinde…

Bu örgütsellik anlayışı, sol tavra 12 Eylül 1980 yamasıdır…

Unutmayın!..   (24 Ocak 1997-Adalet gazetesi)

Not: Sayın Uğur Mumcu’yu ve yitirdiğimiz bütün insan değerlerimizi bugünümüz ve geleceğimiz için saygıyla anıyorum.

Nazmi METİN