Vicdanlar ipotekli değilse

Nazmi METİN-siyah beyaz-1

 

Yapılar demir ve betondan, insanlar beyin ve yürekten oluşurlar…

 

Ülkemizde bu bilinenin yaşanan zamana ve içinde yaşanılan yapılara göre farklılıklar göstermesinin bize özgü nedenleri neler olabilir?

 

Özellikle son yıllarda orman vasfını kaybetmiş alanlar ile tarım alanından rant alanına dönüştürülerek imara açılmış alanlarda yükselen yapılarımızın mimari özellikleri gibi isimleri de değişkenlik gösterir olmuş, yapılara verilen isimler yapılış nedenlerinden çok hizmet kalitesinden amaçlananı yansıtır olmuşlardır.

 

Örneğin dünyadaş ülkeler tıp hizmeti ile ilgili kurumsal yapılara o alandaki buluşlara imza atmış bilim adamlarının isimlerini verirken, bizde kılıç kalkan egemenliği dönemlerinde kelle almayla ün yapmış büyüklerimizin isimlerinin verilmesi gibi…

 

Örneğin isimlere ve cisimlere takılı kalınmış bir hizmet anlayışının vicdani yükümlülüğü ortadan kaldırmasıyla, şahsımın sıradan bir sinüzit iltihabı rahatsızlığını yanlış ilaç ve tedavi yöntemiyle günlerce sürecek yarısı yara bereye gark olmuş, ağrılı ve acılı bir yüze sahip olmasına yol açılması gibi…

 

Yapıların içindeki hizmet kalitesi değişimine rantsal yağmacılıkla başlayıp, kurumsal yapı ismi, hizmetlisinden doktoruna çalışan alımı gibi konularda olduğu gibi tek parti iktidarı yaklaşımlarıyla sürdürdüğünde ortaya her aşaması insani olandan uzak düşmüş bir hizmet uygulamasının çıkması kaçınılmazdır.

 

Yapılar demir ve betondan oluşurlar ve oluşumun her aşamasında insan vardır…

Eğer vicdanlar ipotekli değilse, hizmetin her aşamasında da İNSAN OLMALIDIR.

(Nazmi METİN-11 Kasım 2016)

Antibiyotik tedavisi Nazmi Metin’in hayatına mal oluyordu

 

2016 yılı Haziran ayında anjiyo olan Trakya Ressamlar Derneği başkanı Nazmi Metin’e, sinüzit rahatsızlığı nedeniyle uygulanan antibiyotik tedavisi az daha hayatına mal oluyordu.

31 Ekim 2016 pazartesi günü Edirne’de Aile Hekimliğinde başlayan ve Edirne Devlet Hastanesi acil servisinde süren yanlış tedavi uygulaması sonucunda Nazmi Metin’in yüzünde yaralar oluştu.

Trakya Ressamlar Derneği başkanı Nazmi Metin’in 31 Ekim 2016 pazartesi günü sinüzit rahatsızlığı nedeniyle gittiği Aile Hekimliğinin uyguladığı yanlış tedavi yöntemi ile başlayan sağlık işkencesi sürüyor.

Gittiği Aile hekimliğinde, 2016 Haziranında anjiyo olduğunu ve düzenli ilaç tedavisi gördüğünü belirtmesine karşın kendisine uygulanan antibiyotik tedavisi sonucunda yüzünün sol yanının şiştiğini ve yaralar oluştuğunu belirten Nazmi Metin, “durumumun kötüleşmesi üzerine 3 Kasım 2016 Perşembe akşamı gittiğim Edirne Devlet Hastanesi acil servisinde süren yanlış müdahale nedeniyle yaşadığım titreme şoku yüzünden 2. Kez acil servise alındım, bir saatlik bir dinlenmeden sonra evime yollandım” diye konuşarak şunları söyledi.

“Durumumda kötüleşmenin artarak sürmesi üzerine 4 Kasım 2016 Cuma günü erken saatlerde yine Edirne Devlet Hastanesi kulak burun boğaz bölümüne gittim. Burada randevusuz bakılmadığı gerekçesiyle yine acile gitmek zorunda bırakıldım. Bu kez antibiyotik müdahalesinin yanlışlığı kabul edildi ve sadece serum ve ağrıkesici tedavisi uygulanarak evime gönderildim. Yüzümdeki şişmenin sürmesi üzerine bu kez Trakya Üniversitesi Hastanesi acil servisine giderek ülkeyi yönetenlerin o çok övündükleri ve günlerdir acıyla kıvranarak arayıp da bulmadığım sağlık hizmetini aramayı sürdürdüm.

Koca koca yapılı, içleri allı pullu ve duvarlarda dizi dizi diploma zenginliğine sahip sağlık ordulu sistemin son mağdurlarından birisi olarak günlerdir evimde, insanlığı eksik bu sistemin yüzümde ve ruhumda oluşturduğu yaraları, burnuma çektiğim tuzlu su ve yaralara sürdüğüm alovera bitkisinin özüyle iyileştirmeye çalışıyorum.”

Tred Başkanı Metin’den, Başkan İşbilen’e; Dilaver Tepe Halka açılmalı

Trakya Ressamlar Derneği başkanı Nazmi Metin, yaptığı basın açıklamasında Uzunköprü Belediye Başkanı Enis İşbilen’e seslenerek, İlçenin günümüze kalabilen nadir doğal güzelliklerinden Dilaver Tepe’nin, gerekli mesire yeri düzenlemeleri bir an önce yapılarak halka açılmasını istedi.

Dilaver Tepe’nin, denizi olamayan Uzunköprü’nün denizi aratmayan göl manzaralı nadir yerlerinden olduğunu belirten Nazmi Metin, şöyle konuştu:

“Bülbül Göletinin yanı başında yükselen Dilaver Tepe sahip olduğu doğal ağaç ve bitki örtüsünün varlığında halk arasında “karpuz çatlatan” olarak anılan çeşme suyu, sıcak yaz günlerinde çevresine yeşil serinlik yayan eteklerindeki Bülbül göleti ile ilçenin gerçek bir saklı cennetidir.

Yıllardır ilçenin birkaç kilometre yakınında, Belediyenin halka açık mesire yeri hizmeti açısından ise çok uzağında olan bu saklı cennetimiz çoktadır, bu gibi zenginliklerimizi çevre felaketi alanına dönüştüren kamusal ilgisizliğimizin yeni bir kurbanı durumundadır.

Uzunköprü Belediye Başkanı Sayın Enis İşbilen’e ilçe halkı adına ricam, bu doğal zenginliğimizi -korkulan olmadan-  gerekli düzenlemelerle halka açmasıdır.”

Edirne’de Derenin bir bölümü yol yapılınca su yolu tarla ortasından buldu

 

Edirne’nin yeni yapılaşan bölümlerinde bulunan Bahriye Üçok Caddesini yeni TOKİ binaları ile yeni devlet hastanesi bağlayan yolun yapımı için mevcut derenin bir bölümü doldurulup yol yapılınca yağışlarla oluşan yağmur suları yolunu tarla ortasından buldu.

Öte yandan dere yatağını doldurmak için atılan çöp yığınları yağmur suları nedeniyle açığa çıkınca oluşan görüntüyle dere yatağı çöplüğe dönüştürürken görenlere, “Edirne’de kentin bu bölümü temizlik hizmetleri dahilinde değil mi?” diye sorduruyor.

 

TRED Başkanı Metin, “Halkın Barış Talebini Dillendirenlere Yapılan Kanlı Saldırıyı Lanetliyoruz”

TRED Profil-0Nazmi METİN-siyah beyaz-1

Trakya Ressamlar Derneği Başkanı Nazmi Metin, 10 Ekim Cumartesi günü Sendikalar ve Kitle Örgütlerinin çağrısıyla Ankara’da düzenlenen, Barış, Emek, Demokrasi Mitingine katılmak için bir araya gelenlere yapılan insanlık dışı saldırıyı dernek üyeleri olarak lanetledikleri açıklamasını yaptı.

Toplumsal barışa ihtiyaç duyulduğu biz zamanda, halkın barış talebini yığınsal olarak seslendirmek için bir araya gelenlere karşı yapılan kanlı terör saldırısını, her koşulda insan olma onuruna ve barış talebine yürek olarak lanetlediklerini belirten Nazmi Metin, “ İnsanlığımızı acıtarak kitlesel algımızı sorgulayan bu katliamda yaşamını yitiren 128 canımızın derin acısını yaşıyor, yaralı yurttaşlarımıza acil şifalar diliyoruz” diye konuştu.

Yaşanan büyük acıyı, “Ülkenin başkentinde gerçekleşen ülke tarihinin en büyük terör saldırısında yaşamını yitirenlerin matemini yüreklerimizde hissederek, hesap günü öfkesini kitlesel bilincimize “görülecektir” kaydıyla kazıdığımızı duyuruyoruz” sözleriyle dile getiren Metin, şunları söyledi:
“Ülkenin yanı başında bulunan bölgede ve güneydoğusunda yaşanan, aklı ve yüreğinde ülke ve insan sevgisi olan herkese ayrışmayı değil birleşmeyi dayatan kanlı gelişmeler mevcuttur. Ülkenin -hükümeti ve muhalefetiyle- siyasal iradesine iç birliği sağlamayı dayattığı söz konusu gelişmeler halk kesimlerine de, örgütlülük dinamiğiyle bilenerek baskı gücü oluşturmayı önermektedir. Bu acil dayatmayı dikkate almayan siyasi irade, tanık olduğumuz ayrıştırıcı söylemler eşliğinde iç ayrışmayı derinleştirirken, siyasal ve ekonomik çözümsüzlük kuşatmasında bunalan halk kesimleri günü kurtarma kaygısına yoğunlaşmaktadır.
Böyle koşullarda, bölgede çıkar hesabı bulunan ve özellikle dost görünen ülkelerin –yerli işbirlikçilerin desteğiyle-katliam boyutlu terör yöntemini uygulamaya koydukları bilinen bir gerçektir.
Bölgede olup bitenler ve bunun ülke siyasetine ve halk algısına yansımaları ortadayken, ülkenin ve halkın güvenliğinden sorumlu, ‘bütçeleri özde caydırıcılıkları sözde’ kurumlarının varlığı ile bunların amir makamı durumundaki siyasi iradenin -büyüğünden küçüğüne- istifa etmeyerek yerlerini korumaları acımızı arttırmaktadır.
Sonuç olarak, İnsan olmanın onuruyla aydınlık, insanlık için güzel bir gelecek umudundan güç alan toplumsal bilincimizle diyoruz ki; hangi gerekçelerle olursa olsun insanlığın düşmanı terör yöntemini kullanarak katliam yapanları ve hamisi olanları lanetliyor…
Bu insanlık dışı katliamlarda yitirdiğimiz canları, halkın kitlesel iradesiyle uygulama bulacak olan hesap günü belleğine kazıdığımızı duyuruyoruz.”

TRED Genel Başkanı ve URD Kurucu Başkanı Metin’den Kargoculara Açık Mektup

 

 Nazmi METİN-siyah beyaz-1

TRED  Genel Başkanı ve URD Kurucu Başkanı Nazmi METİN’den Kargoculara Açık Mektup

Trakya Ressamlar Derneği (TRED) Genel Başkanı ve Uluslararası Ressam Dayanışması Derneği (URD) Kurucu Başkanı Nazmi METİN, 2 Dernek tarafından ülkenin il ve ilçelerinde ‘Örgütlü Sanat İçin Dayanışma Sergileri’ başlığı altında düzenlenen sergilere kargo şirketleri aracılığıyla gönderilen resimlerde önemli hasarlar meydana geldiği ile ilgili yakınmaların artması üzerine kargo şirketlerine yönelik “Açık Mektup” yayınladı. Sosyal Paylaşım ağlarında yoğun bir şekilde yer alan “Açık Mektup” un tam metni şöyle:

“Sayın Yönetici

Sanat Dernekçiliğinin iki kat daha çaba ve özveri gerektirdiği ülkemizde, birbirimizle ve nüfus yoğunluğumuza vurduğumuzda yok denecek kadar az sanatsevenlerimizle dayanışma içinde sanatımızı yaparak yaşatmak ve sergiler düzenleyerek paylaşmak amacıyla 2013 yılında Trakya Ressamlar Derneği’ni kurduk.

Derneğimizin Kuruluş amacı doğrultusunda, 2013 yılından beri ülkemizin il ve ilçelerinde “Örgütlü Sanat İçin Dayanışma Sergileri” başlığı altında sergi etkinlikleri düzenlemekteyiz.

Bugüne kadar, Edirne’de, Antalya/Alanya’da, İstanbul/Beylikdüzü’nde ve Eskişehir’de düzenlenen… Önümüzdeki aylarda İstanbul/Beşiktaş, Eski Foça/İzmir, KKTC/Lefkoşa ve Edirne/Keşan’da düzenlenecek olan sergilerimize ulusal ve uluslararası sanatçılar katılım göstermektedirler.

Düzenlenen sergilerimize eser gönderimleri yönettiğiniz kargo şirketleri tarafından yapılmakta, özenle paketleyerek ya da paketleterek şubelerinize teslim edilen el emeği göz nuru çalışmaların bir bölümü adreslerine, (2010 yılından beri ülkenin il ve ilçelerinde karma sergiler düzenleyen sanat grubu kurucusu şahsımın tanıklığında) özellikle son dönemlerde önemli hasarlar verilmiş bir şekilde ulaştırılmaktadır. 

Ülkemizin örnek emanet kültürüne yakışmayan bu üzücü gelişmenin nedeni sizlerde biliyorsunuz ki, üzerinde uyarı notu bulunan kargo paketine yükleme ve boşaltma işlemi sırasında gereken özenin gösterilmemesidir.

Ve sizlerde biliyorsunuz ki, bizlerin aylarca hatta yıllarca sancı sancı kıvranarak ortaya koyduğu o çalışmaların, teslim adreslerine önemli hasarlar verilmiş bir şekilde ulaştırılmasındaki saygısızlık boyutu yoğun üzücü gelişmenin başı sonu, o imzalattığınız sorumsuzluk kağıdının varlığında bile, mevcut iş ahlakının durumunu tartışılır hale getirmektedir. 

Sayın Yönetici

Söz konusu üzüntü verici gelişmelerin her aşamasında sergilenen saygısızlık nedeniyle gösterilmesi gereken tepkiyi elden geldiğince karşılıklı saygı çerçevesinde tutarak kaleme aldığım bu satırların sizlere, yaptığınız işin ahlak ölçüsünün ne kadarının emanet kültürünün varlığından oluştuğunu sorgulatmasını diliyorum.”

Nazmi METİN

Trakya Ressamlar Derneği (TRED)

Başkan

Uluslararası Ressam Dayanışması Derneği (URD)

Kurucu Başkan