ZAM

 

               

 

Duyduklarımı…

Çocuk merakımla sorgulayarak anlamaya…

Gördüklerimi…

Öğrenmeye açık aklımla yorumlamaya başladığımda…

Hayatımıza dair…

İlk farkına vardıklarım…

Yemyeşil topraklar üzerinde…

Bir ülke dolusu yoksulluğumuz…

Okul binaları bolluğunda…

Yoksunluk devşiren cahilliğimiz olmuştu.

 

Ülkemin o yılları…

Yetmişli yılların başlangıcı…

Hayat diye dayatılan ise…

ABD menşeli kalkınmanın…

Postal darbesiyle yaşatılanıydı.

 

Odamızın başköşesinde ki…

El kadar radyomuz…

Babam tarafından…

Törensel bir edayla…

Açıldığında acans saatlerinde…

Haber diye aldığımız…

Anarşit aramalarına…

Ve birde…

Zamma dair olurdu.

 

O günlerden günümüze…

Çok şey değişti elbet…

Örneğin…

Ülkemizi…

İlle de kalkındırmak isteyen ABD…

Yanında birde promosyon sunuyor artık…

Tanımı AB…

Ve yerli işbirlikçisi…

Seçimle gelmiş sivil darbeciler.

 

Ülkemde otuz yılda…

Değişen çok şeyde…

Değişmeyen tek şey…

Yoksulluk ve cahillik…

Ve birde…

Halkı soyan hükümetler.

(Nazmi METİN)