YANLIŞLAR DA, DOĞRULAR DA BİZİM

Nazmi Metin

            Çok şey bildiğini sanıp hiçbir şey bilmeyenlerin küçük çıkar hesabına oturarak yalana tapındığı bir zaman diliminde… 

Bu gelişmeden beslenen kirli hesap odaklarının, gerçeği gören ve bilenlere gözdağı yarışına girdiği bu süreçte, yaşanan değer çürüyüşünün sonuçlarını toplumun hangi kesimi yüklü faturalarla ödüyor dersiniz?..

            Bir, söz konusu çürümenin çıkış noktasını bilen ve bu olumsuzluklardan hangi kesimlerin nemalandığı gerçeğini seslendiren aydınlarımız…

Birde, bir yandan içleri boşaltılmış nutuklarla okşayıp, diğer yandan taleplerini seslendirdiklerinde üzerlerine çullanarak korku cumhuriyetinin günah keçisine çevirdiğimiz gençlerimiz.

            İşimize geldiği gibi yorumlayarak oynadığımız demokrasi oyununun figüranı durumunda olanlarımızın, iktidar desteğini arkalarına alarak, toplumsal sahnede silah zoruyla kendilerine rol biçmeleri, onlar bunu yaparken yasa uygulayıcılarının ortalıkta görünmemeleri toplumsal ilerlemenin durmasını, ülkenin değişim dinamiklerinin zayıflamasını hızlandırır. 

            Bu algı ve anlayış şekli, ikibinli yılların ilk çeyreğinde ülkemizde yaşam biçimine dönüşme sinyalleri verirken; insanı insan yapan değerlerin buldozerleşen çürük çarık değerlerin saldırısyla yok olduklarını, her diden ve her kesimden yapılan uyarılara karşın bir türlü görmüyoruz…

            Ülkenin yakın geçmişi, bugünü ve geleceğiyle ilgili önemli konuları, tek tartışma yolu bildiğimiz kavga dövüşlerin toz dumanında masaya yatırıken; ortak geleceğimizin yaşam alanı olan ülkemizi siyahın mevcut bütün tonlarıyla daha bir karartığımızın ayrımına varamıyoruz…

            Ülkemizde yaşadığımız onca acılara karşın, hala öğrenemediğimiz insanca yaşama sanatını, “ben yaşama sanatının ustasıyım!..” iddiasıyla ortaya dökülen çapsızların peşlerine düşerek, öğrenmeye yanlışını hep yaptığımızı farkedemiyoruz…

            Uygar ve çağdaş yaşamın vizesini veren tek oluşum, bilgi ve kültür toplumu olma başarısıyla donanmış insan altyapısıdır.

            Bilginin anaç toprağı aydınlarımız…

            Kültürel zenginliğin tek değişim dinamiği ise korkusuzca öğrenen gençliktir.

            Yılladır aydınına “Vatan haini!..” demenin…

Gençliğine tekme tokat saldırarak dayaktan geçirmenin temelinde çıkar çevrelerinin çok iyi bildikleri, halkın ise, bilmesinin her zaman yöntem zenginliğiyle engellendiği bu gerçek vardır.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s