Yerel Seçimlere Doğru-4 Siyasetin yüzsüzleri

 

Yapılan eleştiri ve uyarıları, yanlışlarını görme ve gözden geçirme çağrısı olarak görmek yerine, bu gibi yaklaşımları maksatlı bularak, halkın yaşadığı sıkıntılara duyarsız kalmayı alışkanlık haline getiren sorumluluk kaçakları bir kez daha ortalığa çıkarak, halka hizmet aşkıyla yanıp tutuştuklarını dile getirmeye başladılar.

Dile kolay beş yıl…

Ağır ekonomik faturaların koşulsuz ödeyeni konumundaki halk yığınlarının derdini anlatacak dil, olup bitenin hesabını soracak siyasal güç aradığı zamanlarda ortalıkta görünmeyenlerin Yerel seçimlere aylar kala, siyasal zeminlerde mantar gibi bitmeleri bizim memlekette alışılmış bir durumdur.

Bu alışılmış durumun günümüz koşullarında hala sürmesi, halkın siyasal tercih yapma konusunda babadan kalma anlayışla idare ettiğini gösterir.

Demokrasilerde sandık, çözümler konusunda en uygulanabilir sözü söyleyendir. Ülkemiz gibi demokratik çözüm dinamikleri kırık dökük etki gücüne sahip ülkelerde ise sandık son sözü söyleyendir aslında.

Bu doğruyu çok iyi derecede bilen ve şahsi kazanımları doğrultusunda kullanan siyasetçilerin seçim zamanlarında bu yüzden beyinleri ile yürekleri farklı telden çalar.

Beyinleri halkın duygusal atışlı nabzına düşük maliyetli şeker suyu babından laflar emzirirken, yürekleri karşılığı her ne olursa olsun kazananın gölgesinde de olsa yer almak için atar.

Kaybetmelerinin ikinci günü kapağı atacak parti aramaları, bu çabaları sonuçsuz kalanların bir daha ki seçime kadar ortalıktan toz olmaları bu nedendendir.

Bu gibiler halkı tanıyor ve biliyor. Her dönem ortaya çıkma yüzsüzlükleri bu yüzdendir.

Bütün mesele, halkın bu gibileri ne zaman tanıyacağı ve sandıkta gereken cevabı vereceği. (Nazmi METİN)