Seçmene kalan, tepeden tırnağa asalak harmanı olmak

Genel olsun, yerel olsun yapılan seçimler seçim olmaktan çıktıkça, böyle bir sürecin ortaya çıkardığı durumlar da çözümden çok sorun üretir hale geldi.

Bence bunun en önemli nedenleri arasında öncelikle seçmenin sorun algısı ile bu algının çözüm için yetkili kıldığı görevli yada yönetici adayı tercihidir.

Yani, yaşadığımız, daha doğrusu seçmene yaşatılan sorunlara bir bakın, bir de dönüp bu sorunlarla baş etme adayı olarak karşımıza çıkanlara…

Doğru bir deyişle, çoktandır uçurumun kıyısında duruyoruz, bizleri o uçurumun başına getiren sistemin bir ürünü anlayıştan medet umuyoruz.

Örneğin, İşinde başarısız olanı ‘dürüst adam’ söylemleriyle baş tacı ederek yetkili kılıyoruz, koltuğa oturur oturmaz uygulamalarıyla ensemizde boza pişirmesi hüsranını yaşıyoruz…

Oysa özellikle yerel yönetimlerle ilgili yönetsel donanımın okulu kitle örgütlerinden süzülüp gelmektir.

Tabi ki bizde bunun örneği yok…

Bizde kitle örgütlerinden süzülüp gelenler bile siyasetin kirli dehlizlerinde siyasetin köşebaşlarına çöreklenenlere gebeleşerek süzülüp gelebiliyor.

Böyle bir gerçeklikte…

Milletvekilliğinde parayı bastırarak genel merkez onayı alan,

Yaşadığı İl yada ilçeden Ankara’ya rahat ulaşım yolları döşeme başarısı gösterenler -hayatları başarısızlıktan ibaret olsa bile-, İl Genel meclisi üyeliği, Belediye Meclis Üyeliği, Belediye Başkanlığında koltuğu kapıyor, mevkisine göre sistemden aile boyu nemalanma ayrıcalığı kazanıyor.

Hal böyle olunca, hayat seçilene bal kaymak olurken,

Seçmene ise dededen toruna miras tepeden tırnağa asalak harmanı olmak kalıyor.

(Nazmi Metin-21. 10. 2018)