Militarist Kafa

Günümüzde siyaset, siyaset bilimi ve kitle kültürü varlığında demokrasilerin vazgeçilmezlerindendir…

Ülkemizdeki siyasetin ne olup olmadığını en iyi anlatan, siyasetçinin siyaset adına söyledikleri ve yaptıklarıdır…

Öncelikle anlatımın içeriğini belirleyen, dile getirenin kafa yapısı olduğu kadar dinleyenin de anlama kapasitesidir…

Çoğunluğun, “Ben siyaseti sevmem!” dediği bir ülkede, mevcut kafa yapısı ile anlama kapasitesinin, bütün yönleriyle seviyesiz siyaset ve siyasetçi örneğini egemen kılması kaçınılmazdır.

Demokrasi denemeleri, her alanda militarist kafa egemenliği yaşanan bir ülke gerçekliğinde hüsranla sonuçlanan ülkemizde, askeri darbe süreçleri sonrasında sivil darbe dönemlerinin gelmesi olağandır. Olağandır çünkü, her çözüm önermesi kaba güçten beslenen kafaların hakim güç oldukları ülkelerin yaşamak zorunda bırakıldıkları yönetim şeklidir, askeri ve sivil darbe yönetim örnekleri. Ve halk çoğunluğu, insanlık dışı uygulamalarıyla yılgınlık ve korkuyu dayatan bu yönetim örneklerini, koyunsal tepkilerle seyrederek ömür tüketmeyi kader bilerek yaşarlar.

Hayatlarının her alanında aşağılamanın her çeşidinin hedefi oldukları için, kimlik ve kişilik oluşumlarındaki boşlukları, kişilere duydukları sevgiyi tapınma ayarında yaşayarak doldurma çabalarına girerler.

İşte bu çabalardan beslenir, militarist kafa söylemleriyle yetişerek, güç merkezlerinin tepe noktasına ulaşmasına rağmen aslını inkar etmeyenlerin, kimlik ve kişilik sorgulaması yapan her onurlu çıkışa karşı sergiledikleri güç sarhoşlukları. (Nazmi Metin)