Koltuk bağımlılığı

 

 

Zamanında bırakmayı bildiğinde, sandık onaylı koltuklarda oturanlar için yaşlılık, arkadan gelenlerin yararlanacağı deneyim zenginliği ve tecrübe…

 

Bu bilmeyi her Genel Kurulda ‘bir dahakine!’ ertelediğinde o yaşlılık, yapıştığın koltuktan Azrail marifetiyle sökülüp alınma yüzsüzlüğüdür.

 

Oysa her şey artık bırakmanın zamanının gelip de geçtiğini anlatır…

Örneğin, bunun en anlaşılır anlatımı, yemekli toplantılar ile koltukta geçirilen zamanların eseri yağlanan gövdede meydana gelen sarkmalar ile laf ayarı bozulan çeneler yapar.

 

Ekonomik göstergelerin zor zamanlarda rahatlama tahtası olarak kullandığı memleketimin çiftçi ve esnaf kesimlerinin bin bir umutla kurdukları kuruluşlarında var olan bu yüzsüzlük gösterileri bitmek bilmiyor örneğin…

 

Destek denilince estek köstek olmak anlayan yönetim zihniyetleri egemenliğinde tutunacak dal arayan çiftçi ve esnaf kesiminin bin bir umutla hizmet koltuğuna oturttuğu bazı isimlerin, daha ilk dönemlerinde koltukları baba mirası bellemeleri ve yaptıkları ilk iş, bütün enerjilerini ölene kadar koltukta kalmaya harcamaları bu kuruluşlarda köklü bir gelenek gibidir.

 

Ülkemizin en küçük yerleşim yerlerine dek yayılan bu köklü gelenek Uzunköprü’müzde de birçok kuruluşta mevcuttur. Bu kuruluşların koltuk bağımlısı müdavimleri göze batmaya başladıklarında yaptıkları iki etkinlik vardır; bir, çiftçi ve esnaf kesiminde etkiye sahip isimlerle ilişkileri sıcak tutmak… iki, ilçede yaygın bir şekilde konuşulan ve yakınılan konuyla ilgili yemekli bir toplantı düzenlemektir.

 

Çok uzak geçmişe değil, şöyle yirmi otuz yıllık geçmişimize göz atarak, bunların sorun çözücülük adına düzenledikleri ve içki masası lakırdısı olarak kalan toplantılara ve etkilerine bakın, ne demek istediğimi anlarsınız. (Nazmi METİN-3 Şubat 2018)

Reklamlar