Halimizin anlattığı…

Çağdaş ve uygar ülke dediğinizde aldığınız doğru karşılık; kültürden sanata, sanattan eğitim ve sağlığa, eğitim ve sağlıktan toplumun bütün kesimlerinde çalışma ve yaşam kalitesinde sürekli yükselen göstergeler olur…

Onbeş yirmi yıl öncesine kadar ülke olarak çok cılız da olsa bizimde böyle bir şansımız vardı, ama artık yok..

Gelişmelerin gösterdiğine göre iyimser bir tahminle bir on yıl daha olmayacak da.

Çünkü böyle bir şansı var edecek dinamiklerimizi yitirdik…

O dinamikleri toplumsal dokulara yedirecek umudun son ışıltılarını da yitirmenin çıkmazlarında kör sağır ve dilsiz bir şekilde dönenip duruyoruz.

Kafalara balyoz söylemlerin şartlanmışlıklarından bir an arınarak bakarsanız yaşadığımız hayatın içlerine, göreceğiniz bu halimizin içler acısı durumlarıdır.

Olumlu her anlamda ve alanda dibe vurmuş bir ülke gerçekliğinden içler acısı insanlık hallerinin çıkmasının kaçınılmaz bir sonuç olduğunu bilmek için ortalama bir zekaya sahip olmak yeterlidir oysa.

Söylemler üst zeka seviyelerini işaret ederken, eylemler zeka seviyelerinin yerlerde süründüğünü gösteriyor çoktandır.

Bu hallerden çağdaş ve uygar olan durumlar, bu kafalardan değişim dinamiklerini besleyecek çözümler çıkar mı?

Ortalığa dökülen yerel seçim aday adayı eskilerine bakın anlarsınız neler çıkacağını. (Nazmi METİN-12. 10. 2018)