Dediğim dedik, çaldığım düdük inadından vazgeçiniz artık!

Günümüzde Uzunköprü’de yakınılan ne varsa ortak sorunlarımıza dair, 35-40 yıldır tarafımızdan bıkıp usanmadan yazılıp konuşulmuş konulardandır.

Bu satırların tartışmasız bir doğruyu işaret ettiğini görebilmesi için merak edenlerin ya da inanmak istemeyenlerin, yerel gazete arşivimize bir göz atmaları yeterlidir.

Örneğin Ergene’de kirliliğe dikkat çektik sürekli… Bunun Uzunköprü’ye yansıyacak olumsuzlukların yazdık tekrardan alarak.

Kırkavak Deresi yatağının betonlaştırılması, çevresinin imara açılması yanlıştır dedik, yaşanabilecek taşkınlara dikkat çekerek, bu alanlarda Ankara’nın Gençlik Parkının küçük bir örneği olan yeşil alan uygulaması yapılabilir diye önerdik.

Günümüzde bir çok yerleşim yerinin önde gelen gelir kaynaklarından olan tarihi ve doğal dokunun korunarak geleceğe taşınmasının, ilçemizde de önceliklerimiz arasına alınması için yazdıklarımız gazete sayfalarında kalmayarak kitap bile oldu, ama zamanında önceliklerimiz arasına bir türlü giremedi.

Gelinen noktada, yazıp söylediklerimizin ne anlam ifade ettiği farkına varıldı ama iş işten geçti.

Ergene’de tarımsal zenginliğimiz, Trakya’nın verimli toprakları üzerine kurulan altyapısız sanayi kaynaklı kirliliğe kurban verilirken, İlçenin  geleceği, yaka-yıka yok ederek yerlerine beton çirkinlik örnekleri diktiğimiz tarihi ve doğal doku katliamlarıyla yok edildi.

Hal böyleyken…

Onca çıkış yolu önerisi varken nasıl bu noktaya gelindi?.. sorusunun bir düzine örneği ortalık yerde sırıtırken, günümüzde hala kimin ne söylediğini anlama gereği duymadan, özellikle etkili ve yetkili zevatın ortak hayatımızla ilgili dediğim dedik çaldığımız düdük anlayışını sürdürmeleri anlaşılır ve görmezden gelinecek bir durum değildir.

Yazının burasına cuk oturan, özellikle etkili ve yetkili makam ve mevkilerde bulunanların bir an önce dediğim dedik, çaldığım düdük inadından vazgeçmelerinin zamanın gelip geçme hazırlığında olduğunu yazmak olacaktır.

Daha anlaşılır olarak diyeceğim;

İşin sırrı makam yada büro duvarlarında asılı dizi dizi diplomalarda değil, küçük çıkarlar için eğilip bükülmeyen gövdeler üzerindeki kafalarda bunu kabul ediniz artık.

Bu gerçeği ben değil, yaşanan gelişmeler diyor beyler!

(Nazmi METİN-29 Mart 2018)