Bırakın bu, halka rağmen dediğim dedik çaldığım düdük iş yapma anlayışını!

Eğitim sistemimizin eğitim öğretimi talimle başlayıp terbiye ile bitirdiğinden olsa gerek, bizim her alanda küçük küçük doğrularımız, büyük ve etki gücü yüksek yanlışlarımız vardır.

Bu yüzden, önce bildiğimiz, yani kulaktan öğrendiğimiz kadarıyla kıra döke yapar, sonra doğrularını ve yanlışlarını konuşma gereği duyarız.

Yani önce yaparız, sonra doğru mu yanlış mı yaptık diye bakarız.

Örneğin, gelişmiş ülkelerin az gelişmiş ülkelere kakaladığı çevre düşmanı sanayi yatırımlarını “bizde ucuz iş gücü gani gani, toprak desen beleş!” diyerek birinci derece tarım alanlarına altyapısız sanayi tesisleri kurulmasına davul zurnayla izin verir, dere ve nehirleri bunların atıklarına kanalizasyon sistemi yapar, bunları yaparken karşı çıkanları dış güçlerin maşası olarak suçlar.. sonra da toprağından edilen, zehir solumaya mahkum yapılan halkın vergileriyle toplanan paralarla arıtma tesisleri kurar, kirletilen dere ve nehirleri temizleyerek eski duruma getirmeye çalışırız.

Bu gibi örneklerin hayatımızı cehenneme çevirmesiyle ilgili örnek bolluğu yaşanırken, ilçemize bağlı Kavacık köyde kurulmak istenen Organize Sanayi Bölgesi konusunda yaşanan gelişmelerin “Önce yapalım sonra bakalım!” tarafına ne demeli?..

İş ve aş diyorsunuz…

Göç dursun diyorsunuz…

Halkın birinci derece yaşam alanına OSB kurma inadıyla hareket ediyorsunuz.

Bırakın bu, halka rağmen dediğim dedik çaldığım düdük iş yapma anlayışını!

Konuyla ilgili bunca ders verici örnek bolluğunda Kavacık köyü halkın taleplerine saygı duymak zorundasınız.

(Nazmi METİN-08.12.2108)