Adaylığın vizesi yağdanlık başarısından geçmesin

Yeni bir seçim dönemi daha koşar adım yaklaşıyor.

Bu gelen seçimde, mahalle Muhtarımız ile Azalarını, Belediye başkanı ile Belediye Meclisi Üyelerini ve bir tanımı da Yerel Milletvekilleri olan İl Genel Meclisi üyelerini seçmek için sandık başına davet edileceğiz.

Şu durumda görülen o ki, bu gelen seçimde de muhtar ve aza adayları dışında ki adaylar, bir acayip bize özgü parti içi demokrasi anlayışı ile belirlenen adaylardan oluşacak.

Yani, seçimlerde adaylık vizesinin başından sonuna parti içi yağdanlıkların başarısına bağlı olduğu giderek daha bir belirgin hale geliyor.

Aslında, öncekileri gibi bu gelen seçimde de…

Siyaset yapmak denilince, darbe anayasalarıyla yönetilmenin bir sonucu olan parti içi emir komuta çarkının dişlilerini parlatmak anlayan yağdanlıklar ve çömezleri arasından Genel Merkezler tarafından belirlenen isimlere uygun görülen koltuklara oturmalarını onaylamak için sandık başına gideceğiz.

Seçilen ve seçenin darbe ayarlı gayet demokratik(!) böyle bir süreç yaşayarak gerçekleşen seçimden halka hizmet aşkıyla yanıp tutuşan temsilci tipi çıkar mı?

Siz ne dersiniz? (Nazmi METİN)