9 bin ağaç tehlikede, bilirkişiler uyardı: Proje orman bütünlüğüne zarar verecek

Kırklareli’nin Vize İlçesi’ne bağlı Doğanca Köyü yakınlarında yapılmak istenen kil ocağına karşı açılan davada bilirkişiler projenin orman bütünlüğüne zarar vereceğine dikkat çekti.

Rıfat DOĞAN 

Edirne İdare Mahkemesi’ne ulaşan bilirkişi raporunda Kırklareli’nin Vize İlçesi’nde yaklaşık 9 bin ağacın kesilmesine neden olacak kil ocağı projesinin yaratacağı olumsuzluklar tek tek sıralandı.

Kırklareli’nin Vize İlçesi’ne bağlı Doğanca Köyü yakınlarında açılmak istenen kil ocağı işletmesi ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı “ÇED Olumlu” kararı vermişti. Ormanlık alanda kalan proje sahası nedeniyle yaklaşık 9 bin ağacın kesilmesi planlanıyordu.

Bakanlığın “ÇED Olumlu” kararının iptali için açılan davada Edirne İdare Mahkemesi’ne 54 sayfalık bilirkişi raporu ulaştı.

Çevre, orman, ziraat, meteoroloji, harita, jeoloji mühendisliği ve kuş bilimcilerinden oluşan bilirkişiler projenin yaratacağı tahribatı ve olumsuz etkileri tek tek sıraladı.

KİL OCAĞI NEDENİYLE 9 BİN AĞAÇ KESİLECEK, RİSKİ KABUL EDİLEMEYECEK DÜZEYE TAŞIYACAK

Raporda proje alanının tamamının orman alanı olduğu ve yaklaşık 9 bin ağacın açılacak ocak nedeniyle kesileceği belirtilirken, proje sahasının Vize Havzası yer altı suyu işletme sahasında kaldığı ifade edildi.

“Davaya konu projenin yer seçiminin hatalı yapıldığı, çevresel etkilerinin daha az düzeyde olacağı alternatif alanların değerlendirilmesi gerektiği” ifadelerine yer verilen raporda şu uyarı yer aldı:

 

“Davaya esas proje alanı çevresinde başka maden ocaklarının da bulunduğu kümülatif olarak değerlendirildiğinde ilave yatırımların bu riski kabul edilmeyecek düzeye taşıyacağı, bu açıdan kil ocağı projesinin çevre mühendisliği açısından yerinde olmadığı…”

‘PROJE ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNE ZARAR VERECEK’

Raporda orman mühendisliği açısından şu tespit yapıldı:

“Söz konusu sahanın orman sahası ile irtibatının kesilmesi dolayısıyla orman flora ve faunasının bu alanlarda kendini geliştirememesi bununla birlikte ormancılık faaliyetlerinin bu sahada yapılamayacak olması, ormanın temel fonksiyonları olan oksijen üretimi su kalitesinin artırması, toprağın yüzeysel akışını durdurması, karbon yutak alanı olması, yaban hayatı için yaşam alanı olması vs gibi fonksiyonlarını yerine getiremeyecek olması durumları göz önünde bulundurulduğunda orman bütünlüğüne zarar vereceğini bu sebepler doğrultusunda, dava konusu alanda yapılacak kil ocağı işletmesi faaliyetleri için verilen “çed olumlu” kararının orman mühendisliği açısından yerinde olmadığı…”

Ziraat mühendisliği bölümünde  “Bu faaliyetin yapılması durumunda tarımsal üretimin zarar göreceği için ve doğanın zarar görmesi durumunda buna yapılacak çok bir şey olmadığı için dava konusu kil ocağı işletmesi için verilen çed olumlu kararının yerinde olmadığı” değerlendirilmesinde bulunuldu.

‘YERALTI SULARI KİRLENME RİSKİ VAR’ 

Raporda “İşletme sahasının yerleşim ve tarım alanları üzerinde olmamasının bu alanlara zarar vermeyeceği anlamına gelmediği proje alanının ormanlık alanda kalması yeraltı kaynak sularının varlığı ve kirlenme risklerinin tedbir alınmadığında ortaya çıkacağı belirtilmekte olup, bu tespitler ve plan kararıları doğrultusunda su kaynağı, tarım, orman ve madencilik ile ilgili hükümler ile birlikte kurum görüşlerinde belirtilen sıkıntılar sonucunda dava konusu faaliyetin imar planlarına aykırı olduğu” belirtildi.

Sonuç kısmında “ÇED Olumlu” kararının “Çevre, orman, ziraat, meteoroloji, harita, jeoloji mühendisliği ve kuş bilimcileri açısından yerinde olmadığı kanaatine yer verildi.

Kırklareli Kent Konseyi Çevre Meclisi raporla ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Bölgemizdeki bir çimento fabrikası Çimento kili çıkarmak için 8.566 ağacı kesip, ormanı ve içindeki doğal yaşamı yok edecek faaliyet için dördüncü defa ormanımıza geldiler. Doğanca köyü için ilk gelişlerinde “ÇED gerekli değildir” kararına dava açılmış ve iptal edilmişti. Daha sonra aynı bölgeye Pazarlı köyü adıyla geldi. ÇED süreci sonlandırıldı. Olmadı bu defa Soğucak köyü olarak geldi. Bu defa da mevzuattan iade iptal edildi. Ve bir defa daha aynı bölgede Ocak 2020’de keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldı. Mart 2020’de Bilirkişi yine “olmaz” dedi. Her şart ve koşulda Trakya’mızı, Vize’mizi, köyümüzü, insanımızı, suyumuzu, toprağımızı ormanımızı doğal ve sosyal yaşamı savunmaya, gelecek nesillere yaşanır bir dünya bırakmak için Trakya Platformu’nun destek ve katkılarıyla Vize Ziraat Odası, Vize İnsan ve Doğa derneği ve Kırklareli Kent Konseyi Çevre Meclisi olarak mücadeleye ve yaşamı savunmaya bilimsel gerçeklerle, hukuk çerçevesinde devam edeceğiz.” (Artı Gerçek)