UZUNKÖPRÜ’NÜN CADDELERİ EKONOMİK ÇÖKÜNTÜYÜ, SOKAKLARI YOKSULLAŞMAYI ANLATIYOR

 

            Yakın geçmişte Edirne’nin en büyük ilçesi, bölgenin tarım ve ticaret merkezi olan Uzunköprü’nün bugünü; caddeleriyle yaşanan ekonomik çöküntüyü, sokaklarıyla yoksunluğu ve yoksulluğu anlatıyor.

            Son 10 yılda nüfusunun üçte ikisini işsizlik göçüne kurban veren Uzunköprü’nün yaşadığı hızlı çöküntünün önemli bir nedeni olarak, ergene havzasında meydana gelen tarım karşıtı gelişmeler gösteriliyor.

            Ergene havzasında özellikle on yıl içinde yoğunlaşan tarım karşıtı gelişmelerin ilk sinyalini, 12 Eylül 1980 askeri darbesi ardından uygulamaya konulan siyasal ve ekonomik programların verdiğini artık kasaba politikacıları bile biliyor.

O gün ilçenin siyasal çözüm dinamikleri ufukta beliren tehlikeyi görerek, tarımsal birikimleri ticari ve sanayi yatırımlarına yöneltmenin yolunu açmış olsaydılar, ilçe günümüzde tarım kasabası olma boyunduruğunu rahatlıkla söküp atabilirdi.

O gün yaşananlar, yaşanacak olanların habercisiydi..

Günümüzde olduğu gibi birileri anladı ve anlatmaya çalıştı.. Kişisel ekonomik çözümlere yoğunlaşanların etkili oluşları yüzünden başarılı olamadılar.. Bakın neler oldu!.

Demokrasilerde sorunlara çözümleri bulmakla yükümlü olan siyasal iradedir. Siyasal iradenin  çözüm üretme kalpazanı olduğu yerde de, önce yoksunluk ardından da yoksulluk gelir. Yoksulluğun ne getireceği de, yaşananlara dikkatlice bakıldığında görülebilir.

Bir tarihte siyasal yönetici pozisyonunda olan biri, “Belediye iş ve aş bulma kurumu değildir!” anlamına gelen sözler söylemişti. Bu sözler çağdaş demokrasiyle yönetilen ülkelerin ilçe yöneticileri için doğru olabilir.

Varlık nedeni olan hizmetleri bile götürme aczi olan bir kurum başıyken.. yönettiğin ilçe iş ve aş göçü verirken, ilçenin göbeğine 1,5 trilyonluk beton yığını diken bir yöneticinin böyle sözler söyleme lüksü yoktur.

Kurumsal yapılanmaların tümü halkın sorunlarına çözüm üretmek için vardır. Kaymakamlık kurumundan başlayıp dernek yapılanmasına uzanan bu kurumsal yapılanmaların yöneticisi konumunda bulunanlar, yaşanan yoksunlaşma ve yoksullaşmanın varlığından sorumludurlar.

Bu topraklarda doğanın, bu topraklar üzerinde insanca yaşamasını ve geleceğe güvenle bakmasını sağlayacak iş yapma ve aşını kazanma hakkı vardır.

Bizler böyle bir hakkın olduğuna yürekten inanıyoruz.

Bu hakkı gözetme sorumluluğunun bir bölümünü yüklendiğimiz için yazıyoruz.

Peki sizler ne yapıyorsunuz?                             (Nazmi METİN-08.09.2006)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s